menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Emekçilerin tarihsel özneleşme iddiasını görünür kıldığı gün: 1 Mayıs

27 0
22.04.2026

1 Mayıs’ı yalnızca bir takvim günü ya da sembolik bir “emek bayramı” olarak ele almak, bugünün toplumsal gerçekliğini anlamak için fazlasıyla dar bir çerçeve olur. Zira emek rejiminin yeniden biçimlendiği, sınıf ilişkilerinin daha esnek ama aynı ölçüde daha yıpratıcı hale geldiği bir tarihsel momentten geçiyoruz. Bu nedenle 1 Mayıs, basit bir anma değil; mevcut toplumsal düzenin bütün çatlaklarını görünür kılan bir siyasal eşiktir.

Türkiye kapitalizminin son yirmi yılı, yalnızca ekonomik bir dönüşüm değil, aynı zamanda devlet-toplum ilişkilerinin yeniden kurulması anlamına gelmektedir. Özelleştirmeler, kamu varlıklarının sermayeye devri, sosyal devletin tasfiyesi ve kamusal alanın piyasa mantığına açılması bu sürecin en görünür boyutlarıydı. Ancak daha derin katmanda, devletin yalnızca “küçülmediği”, aksine sermaye birikim süreçlerinin doğrudan organizatörü haline geldiği bir yeniden yapılanma yaşandı. Bu, klasik anlamda neoliberal bir geri çekilme değil; devletin sınıf karakterinin daha çıplak biçimde ortaya çıktığı bir yeniden konumlanmaydı.

Bu dönüşüm, yalnızca ekonomik alanla sınırlı kalmadı. Emek rejimi parçalandı, güvencesizlik norm haline geldi, toplumsal yaşamın bütün alanları esnekleşme ve denetim ikiliği üzerinden yeniden kuruldu. Eğitimden sağlığa, barınmadan kentleşmeye kadar her başlıkta piyasa mantığı belirleyici hale gelirken, siyasal iktidar toplumsal rızayı üretmek için daha yoğun bir baskı, güvenlikçi söylem ve kültürel muhafazakârlık hattı geliştirdi. Böylece bir yandan sömürü derinleşirken, diğer yandan bu sömürüyü görünmez kılan bir ideolojik çerçeve kuruldu.

Bugün sokakta karşımıza çıkan şiddet biçimleri -çocuklara, kadınlara, hayvanlara ya da farklı kimliklere yönelen saldırılar- salt bireysel patolojilerle açıklanamaz. Bunlar, parçalanmış toplumsal bağların, güvencesizliğin ve sürekli baskı altında tutulan bir yaşam alanının ürettiği sonuçlardır. Toplumsal çürüme dediğimiz........

© Yeni Yaşam