Türk medyasına yön veren akıl
İktidarın özenle böyle bir pozitif atmosfer yaratmaya çalıştığı görülmektedir. Haliyle insan sormadan edemiyor; Kürdün bir uluslararası toplantıya katılımını sorun olarak gören, onu yok sayan, ‘Kürt moral alır, güç kazanır’ diye medyasında yer vermeyen bir akıl, Kürdü bu sürecin devamı konusunda nasıl ikna edecektir
Buna benzer örneklere fazlasıyla tanığız. Fakat en çok hatırlananı Gezi parkı protestoları sürecinde yaşananlardı. Muhalefetin Taksim meydanını doldurduğu, gece gündüz eylem halinde olduğu bir süreçte ana akım medyanın ekranlarında penguenler vardı. Eylemler ya hiç görülmüyor ya da ‘kuşa çevrilerek’ haberleştiriliyordu. Muhalif basın olmasa o günlerde yaşananları anlamak, bir yoruma gitmek mümkün değildi.
Elbette, Gezi protestoları bu iktidarın tarihinde bir dönüm noktasına işaret ediyor. O viraj baskı ve zor ile alınmasa, belki de bugün AKP’den ya da liderinden söz eden olmazdı.
Bu kadar yıldan sonra, bize Gezi’yi hatırlatan ise Münih Güvenlik Konferansından yansıyan görüntülerdir. Rojava Özerk Yönetiminde yer alan Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’in bu konferansa davet edilmeleri, ardından da katılmaları, hiç kuşku yok ki, son dakika gelişmesiydi ve genel olarak medya da böyle yaklaştı. Sadece özgür basın değil uluslararası basının da yaşanan bu duruma tepkisi haberi acil koduyla geçmek oldu.
Mazlum Abdi’nin son birkaç yıldır defalarca böylesi toplantılara katılacağı, belli görüşmeler yapmak üzere ABD ve Avrupa’ya çıkacağı gündemleşmiş fakat bu gerçekleşmemişti. Bu defa da benzer bir sonuç mu ortaya çıkacak diye gelen habere temkinli yaklaşan, belli bir........
