menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kürde mezara kadar kelepçe politikası

40 0
30.03.2026

Uzatılan ölümler var, uzak düşürülen yaşamlar var. Mekanlardan zamanlara yayılan, bazen adı değiştirilen, bazen de isimsiz bırakılan. Hayat peyderpey değiştiriyor insanı, yavaş yavaş başka bir evrene ve evreye yakınlaştırıyor. Bu ülkede sık sık değişiyor, gündeme düşmeden hayatlarımızın arasında akıp gidiyor.

Son yıllarda devletin siyasi tutsaklara dayattığı politika mezara kadar kelepçe olarak tarif edilebilir. Neredeyse yılda 50’ye yakın tutsağın hapishanelerde yaşamını yitirdiğini göz önüne aldığımızda bir katliam bilançosuyla karşı karşıya kaldığımızı belirtebiliriz. Hasta tutsaklar tüm raporlara rağmen ısrarla serbest bırakılmıyor, son günlerini ailelerinin yanında geçirmeleri engelleniyor.

Geçtiğimiz günlerde 19 kez anjiyo olmasına rağmen tahliye talepleri Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) “Cezaevinde kalabilir” raporlarıyla reddedilen Mehmet Edip Taşar, 24 Mart’ta son nefesini tutsak olarak verdi. Taşar’ın kardeşi Mervan Taşar, abisinin cezaevine girmeden önce herhangi bir sağlık probleminin olmadığını belirterek, cezaevinin ağır koşulları nedeniyle sağlığının bozulduğunu söyledi. Abisinin tekerlekli sandalyeye mahkum bir hasta olmasına rağmen işkenceye maruz kaldığını dile getiren Taşar, “Sandalyede kalkıp oturamadığı için yerlerde sürüklendi” dedi.

Günlerdir duyarlı kamuoyunun gündeminde olan Mehmet Emin Çam da zamana yayılan bir ölümle sınanıyor. İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) ağır hasta tutsaklar listesinde yer alan 74 yaşındaki Çam, tüm çağrılara ve eylemlere rağmen tahliye........

© Yeni Yaşam