Bundan sonra muhalif belediyecilik yapılır mı?
Bundan sonra muhalif belediyecilik yapılır mı?
Global eğilimleri okuduğum yazılarımda komünal kapitalizme (devlet kapitalizmi) doğru bir gidiş olduğunu anlatmıştım. Bu gidişatta da en önde koşanlardan olduğumuzu göstermiştim. Bilinçli değil, savrulurcasına Çin tipi olarak bilinen bu yeni modele çekildiğimizi söylemiştim. Devletin piyasaya daha çok çağrılmasından iş dünyasının nasıl etkileneceğini tetkik etmeye çalışmıştım.
Doğru yere bakıyordum. Konu özel sektörle devlet arasındaydı.
Ama kapıldığımız bu küresel yönelimin “ilk” yansımasının yerel yönetimlerde olacağını görememişim.
Toplum sorumsuz bir konfor alanına doğru sürükleniyor. Seçmen kimliğini bir partiye, gündelik yaşam standardını ise fiili hizmet kapasitesi en yüksek aktöre emanet etmeye gidiyor.
Normalde hem siyasi tercihimizi gönlümüze göre yapmalı hem de hizmet alabilmeliyiz. Ama toplumun büyük bir kısmı ikisine birden aynı oy tercihiyle ulaşamıyor.
Bu şartlarda siyasi rekabet düşüncesi rafa kalkıyor, asıl seçim rasyonelleri bir tarafa bırakılıyor, irrasyonel sandık öne çıkıyor.
Belediyeler öyle ya da böyle el değiştiriyor. El değiştirmesinin yeni yolları ortaya çıkıyor.
Devlet kuruyormuş gibi görünebilir ama halk bir oyun kuruyor. Oy tercihinin sorumluluğu üstünden kalkıyor.
Hükümetin istekli tavrı, muhalefetin içinde bulunduğu rezil durum, halkın da değişimden hayli memnun olması veya tepki vermesi, şu bu gibi meseleleri herkes biliyor ve anlıyor. Ben işin o........
