menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eltiler savaşı ve ortaklık kültürü

20 0
yesterday

ABD merkezli ünlü spor sitesi Athletic’te yer alan değerlendirme şöyle; “Türklerin Arda Güler, Kenan Yıldız, Hakan Çalhanoğlu ve diğer yetenekli oyuncuları vardı. Bu yüzden bu kadar kötü olmalarının hiçbir bahanesi yok”.

Tespit doğru.

Tek tek çok yetenekliyiz ama takım oyununa gelince çuvallıyoruz.

Yüzme, güreş, boks gibi tekli sporlarda çok başarılıyız.

Voleybol ve basketbolda özellikle kadın sporcuların dünya şampiyonluklarının ardındaki en önemli motive edici güç, kadınların ortaklığa daha yatkın olmaları.

Aynı zihniyet ekonomi alanında da geçerli.

İş dünyasında da ortaklığı beceremiyoruz.

Akraba ilişkilerimizde de.

Aile şirketlerinin sürdürülebilirliği için aile içi birlikteliğin önemine dikkat çeken Karaca Grubu Kurucusu Arif Karaca diyor ki; “Aile şirketlerinin önündeki en büyük tehlikelerden biri eltiler savaşı. Bu eltiler savaşı olduğu sürece aile şirketleri çok zor günler yaşamak zorundalar. Bu eltiler savaşını barışa döndürebilirseniz işi kurtarırsınız”.

“Ortak eti köpekler bile yemez” gibi sık sık dillendirdiğimiz ve aptalca inandığımız bir atasözümüz bile var.

“Bir elin nesi var, iki, elin sesi var” sözü de bize ait ama nedense milyar dolarlık şirketler ortaklık yapıp dünyada tekel oluştururken biz 3-5 kuruşluk ticari ortaklıkları bile sürdüremiyoruz.

**

Bir dönemin efsane dizisi Kurtlar Vadisi’nde mafya babası Süleyman Çakır’ın eşi ve büyük........

© Yeni Şafak