‘Az çocuk’ dedik onu da yetiştiremedik
“Bakabileceğin kadar çocuk doğur” diyen küresel sermayenin yerli ve yabancı temsilcileri ülkede çocuk sayısını düşürmeyi başardı ama biz her aile başına ortalama 1.5’e düşen
çocuklarımızı korumayı başaramadık.
Türkiye'deki çocuk nüfusunun genel nüfusa oranı, son 55 yıl içerisinde yarı yarıya azalmış.
**
TÜİK'in 2025 yılı istatistiklerine göre, Türkiye'de çocuk nüfus oranı 1970'te H,5 seviyesindeyken, 2025'te yarı yarıya azalarak $,8'e geriledi.
Bu düşüşle çocuk nüfus oranı Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine ulaşırken, toplam doğurganlık hızı 17 yıl aradan sonra 2 çocuk altına düştü.
Çocuk Nüfusu: 2025 yıl sonu itibarıyla çocuk nüfusu 21 milyon 375 bin 930 olarak belirlendi.
Doğurganlık Hızı: Toplam doğurganlık hızı 2,10'un altına düşerek nüfusun kendini yenileme seviyesinin altına geriledi.
Öngörüler: Çocuk nüfus oranının düşmeye devam edeceği ve 2080 yılında ,2'ye kadar gerileyeceği tahmin edilmektedir.
Düşüşün temel nedenlerini şöyle sıralamak mümkün:
Uzayan eğitim süresi yüzünden çalışma hayatına geç başlanılması ve buna bağlı olarak evlilik yaşının yukarılara çıkması.
Ekonomik nedenler gerekçe gösterilerek çocuk sayısının kısıtlanması.
Genç evlilerin çocuk sorumluluğu almaktan korkutulması.
Çocuk yerine kedi köpek bakımının özendirilerek teşvik edilmesi.
Kentleşme oranının artmasıyla yaşam tarzının değişmesi.
Konutların çekirdek aile adı altında küçültülmesi.
**
Artık ne betondan evlerimiz çocukların yaşamasına uygun ne de dört duvar arasına sıkıştırılan okullarımız çocukların ufkunu açmaya müsait.
**
Dünya........
