Türkiye’nin yönü ve Türkistan coğrafyası: Yesevi’nin izinde
7 Ekim 2023 sonrasında Gazze üzerinden dramatik bir biçimde deneyimlenen soykırım, sadece aralarında güç asimetrisi olan iki devlet ya da halk arasında cereyan etmiyor. 7 Ekim ile somut olarak tecrübe ettiğimiz soykırım siyaseti, dünya sisteminin nasıl işlemediği üzerine olan düşüncelerimizi de derinden etkiliyor. Lobi, finans ve küresel sisteme nüfuz eden İsrail’in, koşulsuz şartsız yanında olan devletler, ikinci dünya savaşı sonrası teşekkül ettirilen sistemin nasıl tefessüh ettiğini bizlere bütün çıplaklığıyla gösteriyor.
Türkiye, tam da bölgesel ve küresel çatışma alanları ve sistemin bu krizlere çözüm üretemeyişi üzerinden yeni bir tartışma alanı açtı ve bu tartışmayı bir dizi somut öneri ile tahkim etti. Mevcut sistemin işleyişi üzerinden ortaya çıkan sorunları sadece söylemsel düzeyde değil pratik alanda da yönetebilecek bir çerçeve ortaya koyan Türkiye, bu tür sorunlarda doğrudan rol alarak çatışmaların çözümü adına önemli misyonlar üstlendi. Son dönemde güvenli liman üzerinden çerçevelendirilen bu pratik tutum, İran’daki sıcak çatışma dolayısıyla daha fazla dillendirilmekte ve Türkiye, hem bölgesel hem de küresel arayışlarda imkan ve fırsatları ile öne çıkan bir ülke olmaktadır. Sadece diplomasi ve barış masaları ile iktifa etmeyen, enerjiden, doğrudan yatırıma kadar birçok alanında yeni bir cazibe merkezi olma iddiasını güçlendiren Türkiye’nin yeni dönemde daha fazla öne çıkması kuvvetle muhtemel.
Türkiye’nin bağlamdaki iddialarının önemli bir parçası olan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ve ilgili coğrafyaya ilişkin tavrı, önemli imkanları içerisinde barındırmaktadır.........
