Bir bölünme hikayesi: Adalet Partisi ve CHP karşılaştırması
CHP içi tartışmaların hukuk alanına taşınması ile ortaya çıkan bağlam, partideki çatışmaları herhangi bir başka örnek ile mukayese etmeyi zorlaştırıyor. Zaman zaman Türk siyasi tarihinde birtakım bölünme ve yeni parti deneyimleri ile karşılaştırılan bu süreç, hiç kuşkusuz kendi içinde çözümlenmesi gereken bir biricikliği de barındırıyor. Fakat partide arınmacı ve değişimci gruba yaslanmadan gri bir alanı temsil eden ve örgütün dağılmadan hayata devam etmesi ve kurumsal kimliğini muhafaza etmesi gerektiğini düşünenler de var. Gri alanı oluşturan bu isimlerin tavsiye ettikleri yol, bugünkü tabloda CHP’nin ne ölçüde başarabileceği bir husus o ayrı bir tartışma.
Bölünmenin sadece CHP’yi ilgilendirmediği, bu etkinin muhalefetin bütünü ve solun geleceği açısından da büyük önem taşıdığı argümanı, gri alandaki isimlerin dile getirdikleri hususlar. Bu bağlamda bölünmenin yaratacağı risk ve zorlukları Adalet Partisi (AP) örneği üzerinden dile getirenler CHP ile AP arasında bir benzerlik kuruyorlar. Adalet Partisi içerisinde etkisi görece yoğun olan bir ekibin partiden ayrılması ile kaybedilen iktidar ve merkez sağın bölünmesi hikayesinden bir ders çıkartılması ve dolayısıyla CHP’nin bölünmemesi gerektiğini salık veriyorlar. Peki CHP içerisinde 2023 yılında başlayan bölünmenin bugün hukuki alana taşınması ile yaşanan tartışma, AP örneği ile ne kadar benzeşiyor? Ya da AP’nin bölünmesi ile yaşanan ayrışma, CHP açısından ne kadar yol gösterici?
AP DENEYİMİ
Cumhuriyet tarihinde genel başkanın delege tarafından seçildiği ilk kurultay Adalet Partisi’nin 27 Kasım 1964 tarihli kurultayıdır. Süleyman Demirel, Sadettin Bilgiç ve Tekin Arıburun arasında yaşanan mücadelenin kazananı açık ara Demirel olmuş ve bu galibiyet 1965 seçimlerindeki zaferin de habercisi olmuştur. Zira Adalet Partisi’nde kimin genel başkan olacağı aynı zamanda kimin başbakan........
