menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Soluk bir miras

60 0
03.06.2026

Arap Baharı’nın patlak vermesinin ardından Yemen’de devlet başkanlığı koltuğuna oturtulan ve 2022’deki istifasına kadar yaklaşık 10 yıl boyunca bu görevini sürdüren Abdurabbi Mansûr Hâdî (80), Kurban Bayramı’nın ikinci günü sessiz sedasız dünyaya veda etti. Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da -rivayetlere göre ev hapsinde tutulurken- geçirdiği kalp krizi sonucu ölen Hâdî’nin siyasî öyküsü, ülkesinin geçtiğimiz yüzyılda şahit olduğu sarsıntıların ve baş döndürücü dönüşümlerin bir özeti gibiydi adeta.

1945’te Yemen’in Hint Okyanusu kıyısındaki şehirlerinden Ebyen’de dünyaya gelen Abdurabbi Mansûr Hâdî, bölgenin güçlü kabilelerinden Fadl’a mensup bir ailenin çocuğuydu. Kabilecilik, Yemen’in sosyal ve siyasî yaşamındaki en belirleyici unsurlardan biri olduğundan, Hâdî’nin sivrilmesi ve yükselmesi kimseyi şaşırtmadı. Doğduğu dönemde Yemen’in güney kısmı İngilizlerin “himayesi” altındaydı. Kabile bağlantılarından azamî şekilde faydalanan İngiliz sömürge idaresi, Hâdî’nin de aralarında bulunduğu bazı gençleri eğitim için Londra’ya, ünlü Sandhurst Kraliyet Askerî Akademisi’ne gönderdi. Sandhurst, Ortadoğu’nun istikbaldeki yöneticilerinin eğitildiği ve İngiliz sistemi çerçevesine uyacak şekilde yontulduğu bir okuldu. Ne var ki, Hâdî, bir türlü toparlayamadığı zayıf İngilizcesi sebebiyle, Sandhurst’te sadece seminer düzeyinde bazı derslere katılabildi ve akranlarının aksine okuldan mezun........

© Yeni Şafak