Evkâf savaşı
Suriye, geçtiğimiz günlerde ilginç bir iddia ile çalkalandı. Sosyal medyada yapılan paylaşımlarda, yeni Suriye yönetiminin Şam’daki 11 ayrı noktada bulunan Osmanlı eserlerini Türkiye’ye devredeceği belirtildi. Bunlar arasında Kanunî Sultan Süleyman tarafından yaptırılan ve son padişah Mehmed Vahîduddîn’in kabrinin de yer aldığı Tekke-i Süleymaniye, Hicaz Demiryolu istasyonu binası, Merce Meydanı ve çevresi, Sâlihiyye semtinde Muhyiddîn İbn Arabî’nin kabrini de kapsayacak şekilde tarihî mahalleler, sur içi Şam’da çok sayıda han ve çarşıyla Kefer Sûse ve Şa’lân semtlerinde geniş araziler bulunuyordu.
İddia neresinden bakarsanız bakın tam bir “deli saçması”ydı, ancak konu aşırı derecede revaç bulup paylaşılınca, Şam Evkâf (İslâmî Vakıflar ve Mülkler) Müdürü Sâmir Bayrakdar resmî bir açıklama yayınlayarak, böyle bir durumun söz konusu olmadığını kesin bir dille kamuoyuna duyurdu. Bayrakdar “Tüm bu eserler geçmişte Osmanlı vakfı olsa bile, Türkiye’nin bizden herhangi bir talebi bulunmuyor. Kaldı ki, hepsi artık Suriye’ye ve Şam’a aittir” dedi.
Geçtiğimiz yılın başında hem Suriye Evkâf Bakan yardımcılığı hem de Şam Evkâf müdürlüğü vazifelerini aynı anda üstlenen Sâmir Bayrakdar, şu anda oldukça zor bir işi başarmaya çalışıyor: Baas döneminde -bilhassa 1980’lerden itibaren- iktidara yakın çevrelere adeta birer ulûfe gibi dağıtılan İslâmî vakıflara ait tarihî eser, gayrimenkul ve arazileri yeniden devletin kontrolüne alabilmek. Suriyeli yetkililer, kelimenin tam anlamıyla Evkâf savaşı........
