menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeni dünyânın eşiğinde zihin hâllerimiz

87 0
26.10.2026

Yeni dünyânın eşiğinde zihin hâllerimiz

Eskiden, fikir , ifâde ve toplanma hürriyetine dâir talepler berâber telâffuz edilirdi. Bunun mantığı da yerli yerindeydi. Arkasındaki varsayım, ifâdenin bir âlet, fikrin ise esas olduğu yolundaydı. Günümüzde bu denklem bozulmuş görünüyor. Fikir hürriyetinden bahseden yok. Sâdece ifâde ve toplanma hürriyetinden dem vuruluyor. Buradan da anlaşılabiliyor ki , artık ifâde bağımlı bir değer olmaktan çıkıp bağımsızlığını kazandı ve tek başına bir eğer değer hâline geldi. İfâdelerin arkasında fikir filân aranmıyor. Muhteviyâtın eridiği ve herşeyin dışavurumculuğun mevzuu hâline geldiği , dışavurumculuğun tek katmanlı bir gerçekliğe evrildiği asrî zamanlara da bu yakışır. Anlayabildiğim kadarıyla, sistem işi çözmüş; bildik şekilde çalışmaya devâm ediyor. Bastırmak ve susturmak ;tahmin edilenin aksine fikirleri yok etmiyor. Tam aksine, belki de fikirlerin, her zaman olmasa bile derinleşmesine; en azından katmanlaşmasına ve çeşitlenmesine sebebiyet veriyor. Fikirler zâten , eğer yolunu bulduysa, baskılardan âzâde kendi kendisini şekillendiriyor. Baskılar olsa olsa onların büyüsünü ve tesirini kuvvetlendiriyor. Bu da eksiyetlerin, belli bir mütefekkir ekâliyetin ürettiği fikirler etrâfında toplanmasına hizmet ediyor. (Aydınlatan-Aydınlanan münâsebeti). - Eğer ifâdeler fikirlerden kopartılır; “kendisi için “ hâle getirebilirse, fikirler ,varsa bile boşluğa düşer. Zamân içinde varlığı ve tesirleri erimeye başlar Sistem bence bunu, Soğuk Savaş’ın bittiği günlerde anladı ve icâbını yaptı. “Özgürleşme” esrikliği içinde, Soğuk Savaş’ın tekmil baraj kapakları açıldı. O günlerin ihtiraslı “Açık Toplum” dâvetlerini, “Her şey konuşulsun, konuşulmayan hiçbir şey kalmasın” kampanyalarını ,yaşı yetenler hemen hatırlayacaktır.

Liberal dalganın 1990’lardaki o “muhteşem yükselişi” biraz da ,yukarıda işâret etmeye gayret ettiğim denklem dönüşümünün vasıtası olarak işledi. Aydın hayâtının varoluşsal bir boyutu olan , bilhassa misyoner aydınların mütemmim cüzü saydığım saflıkları bu........

© Yeni Şafak