menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Târihî tutulmalara bir derkenar

70 0
previous day

Târihî tutulmalara bir derkenar

Şu aralar dünyânın pek çok yerinde seçimler yapılıyor. Brezilya, Sırbistan ,Bulgaristan, İsrâil ve nihâyet ABD seçimleri peş peşe ve tabiî ki kendi ağırlıkları itibârıyla gündemi meşgul ediyor. İsrâil seçimleri , hiç şüphe yok ki, en fazla alâka uyandıranlardan birisiydi. Bâzıları Netanyahu’nun kesinkes kaybedeceğini ve İsrâil’de bir iktidâr değişiminin mukadder olduğunu iddia ettiler. Bunların sesi ,seçimler yaklaştıkça hayli kısıldı. Bilimsel kâhinler duruma vâziyet ettiler ve Netanyahu’nun en azından kaybetmeyeceğini hayli kesin bir dille ortaya koydular. Haklı da çıktıktıklarını söyleyebiliriz. Bâzen düşünürüm; bunu tahmin etmek esâsen zor da olmasa gerekir. Dünyânın içinde bulunduğu siyâsî iklimi nazar-ı itibâra alırsak, pek çok yerde ikili kutuplaşmalar ve yığılmaların varlığından haberdâr olmamız beklenir. Burada kazanan hangi taraf olursa olsun, diğer tarafı , tabir câzise gömerek zafer kazanamıyor. Olsa olsa, küçük farklarla kazanıyor. İsrâil’de de olan bu değil mi?

Bunu, biraz da “sürdürülebilir demokrasilerin” trajik bir cilvesi olarak değerlendirebiliriz. Siyâsî ilimler, devamlılığı olan , sıhhatli demokrasilerin,

aşırılık yüklü marjinallerin gözden düştüğü, mutedil bir merkez sağ ve merkez sol arasında bloklaşmayla mümkün olabileceğini vaz eder. Bu, demokrasilerin olmazsa olmaz, gerek şartıdır. Devamlılığı olan ddemokrasilerin ikinci şartı ise , ılıman ve esnek bir zeminde, iktidarların el değiştirmesidir.. Bu da demokrasinin yeter şartıdır. Hakikaten de , II. Umûmî Harpten sonra inşâ edilen demokrasilerde bu sistem hayli tesirli bir şekilde işlemiştir. Bunun, demokrasinin çoğulculuk ilkesini zayıflattığından zaman zaman şikâyet edenler de olmuştur. Onlara söylenen şu olmuştur. Demokrasinin devamlılığı isteniyorsa, istikrar nam ve hesâbına, çoğulculuğun azdırılmaması ve yer yer traşlanması icap eder. Eğer çoğulculuk fetiş hâle getirilirse bu demokrasilerin intihârına giden yollara taş döşemek mânâsına gelecektir.

Esâsen bu reel demokrasi târifi, makro ekonomik dengelerin oturduğu; tam istihdam, büyüme ve kalkınma süreçlerinin eşleştiği ,harp sonrasındaki merkez dünyânın somut gerçekleriyle fevkalâde uyumlu ve tutarlıdır. Finansal varlıkların , reel üretimde karşılığının olduğu ; yâni disiplin altında........

© Yeni Şafak