Mekke Anlaşması; kâğıttan kaplan mı?
Mekke Anlaşması; kâğıttan kaplan mı?
New York’ta yapılan bir panelde, Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile ABD’nin sâbık Büyükelçisi James Jeffrey arasında dikkat çeken bir “atışma” vukû buldu. Jeffrey, Yemen ile Suudî Arabistan arasındaki çatışmalara atıf yaparak, bunun bir sağlama olacağını; neticede, Türkiye, Pâkistan ve Suudların vereceği karârın, Mekke Anlaşması’nın “kâğıttan bir kaplan” olup olmadığını anlamayı sağlayacağını ifâde etti. Buna mukâbil, Hakan Fidan soğukkanlılıkla bir cevâp verdi. NATO’yu odağına alarak, seksen senelik oturmuş bir teşkilatta bile 5. Madde’nin sâdece bir defâ çalışabildiğini; henüz ruşeym hâlinde olan, teşkilatlanmasının başlarında olan bir oluşumun değerlendirilmesi için bu hâdisenin kıstas olamayacağını ifâde etti.
Biz bu sütunlarda, Mekke Anlaşması’nın Türkiye için hem büyük bir fırsatlar zemini olduğunu hem de son derecede kırılgan ve savrulmaya müsâit olduğunu yazdık. Evvelemirde şunu tespit etmek lâzım geliyor: Bu anlaşma sâdece mevzubahis olan üç devletin inisiyatifi ile şekillenmedi. Elbette ki arkasında ABD’nin de tasdiki mevcut. ABD, İsrâil’in zorlamasıyla, hesapsız bir şekilde dâhil olduğu İran savaşında kelimenin tam mânâsıyla duvara tosladı. Ağır bir mağlûbiyet yaşadı. Hem itibârı ve inandırıcılığı çöktü, hem de Ortadoğu’da ve bilhassa Körfez’de kurmuş ağlar delinip parçalandı. Dahası, tam bir bataklığa saplandı. Trump’ın önünde 3 Kasım seçimleri var. Eğer seçimleri kazasız belâsız atlatabilirse Ortadoğu’dan, arkasını emniyet altına alıp çekilmenin yollarını arayacak. Çekilmek, bâzılarının zannettiği gibi kopmak mânâsına gelmiyor. Bunun yerine, kendisine müzâhir kuvvetlerden meydana gelecek bir yapı bırakmanın en mâkûl tercih olacağı âşikâr. Şimdi yegân yegân hesapları gözden geçirelim.
Amerikalılara, Suudî Arabistan’ı ortalayan Türkiye ve Pâkistan bunun için biçilmiş kaftan görünüyor. Bu yapıdan beklediği, İsrâil ile İran arasına girmesi; eş anlı olarak her ikisini de dengelemesi.
Mekke anlaşması ilân edildikten sonra İsrâil’den, hem huysuz hem de müphem olarak........
