İran masasında ABD versus İsrâil
ABD İran’a saldıracak mı? Bu soru hâlâ asılı kalmış bir soru. Medyada, âdetâ bir savaş totoya dönüşmüş vaziyette. Kimileri ABD’nin, önünde sonunda İsrâil’in tazyiklerine yenileceğini; İran’a saldıracağını ve rejimi yıkacağını iddia ediyor. Başkaları ise ABD’nin, İran’ın sert bir direniş göstereceğini hesap ettiğini ve muhtemel bir saldırının ABD’nin altından kalkamayacağı tehlikeler ihtiva ettiğini ifâde ettiğini gördüğünü; buna istinâden saldırmaktan vazgeçerek müzâkere yolunu tercih ettiğini iddia ediyor.
Gâliba mesele, ABD-İsrâil ilişkilerinin niteliğini tespit etmekte düğümleniyor. Saldırının bir şekilde gerçekleşeceğini iddia edenler, ABD’deki İsrâil varlığının son derecede kuvvetli ve derin olduğunu ve Washington’ın buna mukâbele edemeyeceğini temel alıyor. Bu ağırlığın, Epstein dosyalarında olduğu üzere şantaj boyutlarına vardığını, Trump’ın da bu dosyalardan nasibini aldığını; bir noktadan sonra el mecbur, İsrâil’in İran’a karşı geliştirdiği yıkıcı saldırganlığa ortak olacağını iddialarına temel alıyor. Diğer taraf ise ilişkinin sıklet merkezinde ABD’nin olduğunu, Netanyahu’nun Washington’da gerçekleşecek müzâkerelerde elinin zayıf olduğunu ve Trump tarafından hizâya getirileceğini ileri sürüyorlar.
Eğer bu tez ve antitezlerin büyüsüne kapılıp devâm edecek olursak işin içinden pek de çıkabileceğimizi zannetmiyorum. Diyalektik düşünüp, meseleyi başka bir zemine kaydırmakta fayda olduğunu düşünüyorum.
Biraz geriye giderek, ABD seçimlerinde kullanılan sloganlara bakalım. Slogan deyip geçmemek lâzımdır. Sloganların duygulara hitap eden birinci derecedeki tesirini kastetmiyorum. Burada dikkat çekmek istediğim husus, sloganların teşrih masasına yatırılıp içindeki katmanların ve derin hedeflerin anlaşılmasıdır.
Biden ve Demokratların iktidâra gelirken, yâni kampanyalarında kullandıkları slogan “ABD dönüyor” (USA is back) sloganıydı. Burada ikili bir mânâ yatmaktadır. İlki, esâsen örtük bir itirafı ortaya koyuyor. ABD’nin artık eski şaşaalı günlerinin gerisinde kaldığı kabul edilmiş oluyor. İkinci........
