Overlok makinesi ayağımıza geldi, İFM hazır mı?
Sermayenin dikkatine, fonlara, portföylere, türev ürünlere, yatırım araçlarına, varlık yönetim yapılarına ve finansal işlemlerin kenarlarına güven ve istikrarla “overlok” çekilir.
Dünya bir kez daha bildiğimiz yer olmaktan çıkıyor. ABD-İran hattında dalgalı da olsa yüksek seyreden tansiyon savaşın etkisini diplomatik bir krizin çok ötesinde taşımış durumda. Küresel ekonominin her gün farklı bir sinir ucuna dokunan, enerji akışlarını bozan, risk algısını yukarı çeken ve en önemlisi sermayenin yönünü yeniden tartışmaya açan bir kırılmayı yaşıyoruz bugün.
Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksama, petrol fiyatlarının yeniden yukarı yönlü baskı altına girmesi ve piyasalarda artan temkin hali bize göstermiş olsa da arka plandaki gerçeği de bir kez daha gün yüzüne çıkarıyor. Belirsizliğin ve öngörülemezliğin yangını ortasında kalan sermaye geldiğimiz noktada yön değiştirmek için yeni bir Merkez arayışında. Dolayısıyla mesele petrol fiyatı kaç dolarları görür sorusundan çok daha önemli bir yere konumlanıyor.
PARA BİZDE
Savaş iklimi bir kez daha gösterdi ki küresel sermaye artık sadece getiri peşinde koşmuyor, riskten kaçınmanın matematiğini de yapıyor. Güvenli zemin, kesintisiz erişim ve sürdürülebilir bir operasyon alanı bugün bu dumanlı havada paranın pusulası. Körfez hattı jeopolitik fay hattına dönüşmüş, Avrupa yüksek maliyetle hantallaşmış, Asya ise kendi iç dengelerini yeniden kurma telaşına düşmüşken, aslında masadaki para nereye gidecek sorusu da değişiyor. Asıl soru:
Para nereye gidecek değil, nerede kalmaya razı olacak?
İşte bu sorunun cevabı, yıllar önce vizyonu çizilen ama belki de ilk kez bu kadar kritik hale gelen bir şehirde saklı: İstanbul Finans Merkezi (İFM).........
