Kendimize yeni bir ben lazım
Kendimize yeni bir ben lazım
Bu yeni nesil gençler çok tembel, önündeki tabağı bile kaldırmıyor, emekliler mi, televizyonun başından kaldırıp EGO ile halk ekmeğe gönderebilene aşk olsun. Bu aralar kimse yerinde oynamak istemiyor, herkesin üzerinden garip bir ağırlık var, çok tembeliz çok.
Aslında kimse doğuştan tembel değil, sadece son yıllarda yaşanan makroekonomik çalkantılar, geçim derdi, durmaksızın yükselen hayat pahalılığı ve iliklerimize kadar hissettiğimiz tükenmişlik bizi bu hale getirmiş olabilir. Eskiden çalışmanın, koşturmanın ve çabalamanın somut bir karşılığı vardı; şimdi ise enerjimizi gündelik krizlere ve gündemin hızına yetiştirelim derken pilimiz daha sabah yataktan kalkmadan bitiyor.
Çin’de gençler “tang ping” (yatarak protesto) yapıyor, Güney Kore’de “N-po nesli” kariyerden evlilikten çocuktan sırayla vazgeçiyor, Batı’da “quiet quitting” (sessiz istifa) bir yaşam biçimi hâline geliyor. Sistem bizden gitgide daha fazlasını isterken, o daha fazlasını verecek gücü artık bulamıyoruz. Yani bizim tembellik dediğimiz şey, aslında modern insanın hayat pahalılığına, bitmeyen koşuşturmacaya ve sisteme karşı geliştirdiği en masrafsız, en sivil ve en ekonomik protesto biçimine dönüşüyor. Ancak içi boş ve manası olmayan bir protesto biçimine.
İçerik üreticisi Gloob genel tembellik seviyeleri hazırlamış. Hayatın içinden benim senin bu benim diyebileceğimiz tembellikler. Ben biraz daha ileri götürerek en kırılgan gruplarımızın içinde bulunduğu duruma doğru bir yolu genişletiyorum.
GENEL TEMBELLİK SEVİYELERİ
* Gün boyu koltukta uzanmak.
* Peş peşe 3’ten fazla alarm ertelemek.
* Şarja takılacak telefonu yanında bekletmek.
* Yapılacaklar listesi hazırlayıp........
