menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Perspektif Batı’ya mahsus bir problemdir

52 0
27.08.2026

Perspektif Batı’ya mahsus bir problemdir

İslam sanatlarında önemli bir tür olarak minyatürü konuştuğumuza ve zikrettiğimiz ilgili usul ve esasları iki levhayı okuyarak pekiştirdiğimize göre, onu artık Batı’nın resim/resmetme planında bir suçlama nesnesine dönüştürmesine karşı itirazları da ele alabiliriz.

Şunu peşinen söylemeliyiz ki Batı’nın İslam tasvir sanatlarına perspektifin yokluğu üzerinden yaptığı saldırının ya da daha yumuşak bir söyleyişle eleştirinin, Batılı sanat anlayışındaki perspektifle doğrudan bir ilişkisi yoktur. Zira İslam’ın yeni zamana taşıdığı tevhidî anlayışta perspektif, Hz. Âdem’den beri bilinen tabii bir görme hadisesidir. O, ne bir keşif ne de basitçe göz yanılmasıdır; bilakis gözün görme cilvelerinden biridir. Bu sebeple gözden ve görmeden ayrıştırılmamış, yalnızca gözün yapısı, görme yetisi ve kusurları planında, İbnü’l-Heysem’den Takıyyüddin er-Râsıd’a uzanan ilmî bir hatta incelenmiştir.

Bu ilk ayrım önemlidir. Çünkü perspektifin tabii bir görme hadisesi olarak bilinmesi başka, onun belirli bir sanat ve dünya tasavvurunun kurucu ilkesi hâline getirilmesi başkadır. Gombrich’in kelimeleriyle Batılı perspektif kuramı, ışığın normal olarak düz çizgiler hâlinde yayılması gerçeğine dayanmak ve optik bir mesele olarak geniş bir anlam ve uygulama yelpazesine oturmakla birlikte, son tahlilde -en sade söyleyişle- yakındaki şeylerin büyük, uzaktaki şeylerin küçük görünmesi, insan gözünün müşterek tecrübesidir. Ne var ki bu tecrübenin; ışığı, resim yüzeyini, mekânı, nesneler arasındaki ilişkiyi ve........

© Yeni Şafak