menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kavganız neyse onunla hiç ilgilenmiyorum

225 0
26.09.2026

Kavganız neyse onunla hiç ilgilenmiyorum

Ve bunun için hiç üzgün değilim. Zira kendime verilmiş bir sözün, çizdiğim bir ilkenin, belirlediğim kırmızı çizgilerin bir sonucu bu.

Ben, Türkiye’de birinin kimin adamı olduğunu pek bilmem. Hangi politik yapılanmanın kimlerle iş tuttuğunu bilmem. Bürokraside kim kimin adamıdır, ilgilenmem. Şaka yaptığımı zannedeceksiniz ama isimlerini sayabildiğim bakan sayısı 5-6 falandır. Bu dönem Meclis’te şahsen tanıdığım vekil sayısı da 10 falandır maksimum.

Bunun birinci ve en önemli nedeni benim bir muhabir ya da gazeteci olmamam. Haberin peşinde değilimdir ben. “Olan, gerçekleşen haber”in yorumlanmasından kazanıyorum ekmeğimi. Köşe yazıyorum ben. Yorumcuyum. Ve yorumlamak için bir şeyin olmasını beklerim.

İkincisi de şu. Birinin adamı, bir çetenin üyesi, bir politik organize olma biçiminin yancısı olmak karakterime uygun değil. Doğru bildiğimi rahatça söylemeyi ve bir bagajımın olmamasını hayatımın en önemli ilkelerinden biri olarak kabul ediyorum. Sözümü söylerken bir bagaj oluşturmak isteyeceğim son şey olur yani.

“Kimin adamısın?” sorusu çokça karşılaştığım bir soru. Bu soruyu anlayışla karşılamaya başladığımı bile söyleyebilirim. O kadar çok “birinin adamı” var ki Türkiye’de, ister istemez........

© Yeni Şafak