menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İsrail ABD için de bir “iç tehdit”tir. Ya kendini feda edecek ya İsrail’i. İsrail’in “Türkiye korkusu” gerçektir. Çünkü yeni coğrafya planında “İsrail haritası” olmayacaktır. Artık bundan sonra; İsrail ile yatan Cehennem’e uyanacak. Dünyanın yeni gerçeği budur.

169 0
21.07.2026

İsrail ABD için de bir “iç tehdit”tir. Ya kendini feda edecek ya İsrail’i. İsrail’in “Türkiye korkusu” gerçektir. Çünkü yeni coğrafya planında “İsrail haritası” olmayacaktır. Artık bundan sonra; İsrail ile yatan Cehennem’e uyanacak. Dünyanın yeni gerçeği budur.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, uzunca bir süredir devam ettirdiği İsrail karşıtı söylemlerini Ankara’daki NATO zirvesinden sonra tırmandırdı. İsrail’i adeta topa tuttu. İsrail tarafından fonlanan kişilerin kendisine ve Trump’a saldırdığını belirterek, “Cehenneme kadar yolunuz var!” dedi.

İsrail’in sonsuz savaş istediğini, ABD’yi içeriden savaşa manipüle ettiğini, kendilerine karşı ABD medyasında paralı yazılar yazdırdığını belirterek, İsrail’e “Kendinize gelin!” uyarısı yaptı. Vance, “İsrail, İran görüşmelerimizi havaya uçurmaya ve anlaşma peşinde koşan herkesi karalamaya çalışmak için servet harcadı” ifadelerini kullandı.

BATI’NIN EN BÜYÜK “GARNİZON’U”… “MÜSLÜMAN SOYKIRIMI”NIN MİMARI.

Trump’ın da “İsrail’i ömür boyu koruyamayız” cümlesi ile örtüşen bu cümleler, Beyaz Saray tarafından da kabullenildi. Vance ayrıca, “Epstein açıkça İsrail istihbaratının en üst düzeyleriyle bağlantılara sahipti” diyerek, İsrail istihbaratının ABD içindeki nüfuz gücünden duydukları rahatsızlığı en üst düzeyde dile getirmiş oldu.

“ABD-İsrail ekseni” İsrail’in varoluş gücüdür. İsrail’in bütün savaşları, işgalleri, soykırımları ABD gücü ile yapılmıştır. ABD desteğini çektiği anda İsrail bir haftalık güçtür, ayakta durması mümkün değildir. Batı’nın coğrafyamızdaki en büyük “garnizonu” olmaktan başka hiçbir rolü olmayan İsrail, son otuz yılın “Müslüman Soykırımı”nın mimarıdır.

“GARNİZON”U YAŞATIRSANIZ DÜNYAYI KAYBEDECEKSİNİZ...

ABD içindeki lobi gücü ile iktidar şekillendiren, medya ve finans gücünü kullanıp ABD askeri gücünü hedef ülkelerde savaştıran bir rejimdir. Ancak ABD, bu “garnizon”u 21. yüzyılda da yaşatma pahasına coğrafyayı ve dünyayı kaybetmeyi göze alabilir mi?

Daha şimdiden İsrail’e verdiği sınırsız destek yüzünden neredeyse dünyada dostu, müttefiki kalmadı.

Peki ABD-İsrail arasındaki bu kırılma bir danışıklı dövüş olabilir mi? Trump İsrail’e dokunulmazlığı devam ettirirken Vance, İsrail karşıtı görünüp ABD iç kamuoyu ve küresel kamuoyunda ABD’yi aklama yöntemi uyguluyor olabilir mi?

Nitekim, İsrail ile yakın duran herkesin kaybettiği bir küresel iklime girdik ve “dokunulmaz” bir hassasiyetle İsrail’e çalışan birçok ülke, şimdi yakın görünmekten kaçınıyor.

“İSRAİL’İN YÜKÜ”NÜ TAŞIMAK: ABD İNTİHAR MI EDECEK?

ABD’nin böyle bir şeye ihtiyacı yok. İsrail ile o kadar iç içe ki, dünya zaten bunu satın almış durumda. İsrail’e mesafe koyarak elde edeceği her neyse, şimdiye kadar İsrail’e yakın durarak da elde etti zaten.

Zihinsel olarak da ABD “İsrail’in yükü”nü taşımanın maliyetlerini henüz tam anlamıyla görebilmiş değil. Ama çok yakında bunu kavramak zorunda kalacak.

Ama bu açıklamalar bir şeylerin değişmeye başladığına işaret ediyor. İsrail ile ideolojik ortaklık, yeni dönem küresel güç matematiği ile tam örtüşmüyor. Bu ortaklık ABD’ye çok şey kaybettiriyor, onu uluslar nazarında yalnızlaştırıyor.

İsrail saldırganlığına, yağmacılığına, barbarlığına tahammülün sınırları aştığı bir dönemde, işin faturası ABD’ye “küresel liderlik rolünün ebediyen kaybı” olarak yansıdı, yansıyor.

Buna daha ne kadar tahammül edebilecekler? Kaybetmeye ve intihar etmeye devam edecekler mi? Yoksa “İsrail Garnizonu”nun tasfiyesini ciddi ciddi düşünecekler mi?

İSRAİL NE Kİ TÜRKİYE’YE SALDIRACAK!

Onlar düşünmese bile dünyanın yeni güç matematiği ABD’yi buna zorlayacak. Ama onlar, yukarıdaki açıklamalarda olduğu gibi, bu bağımlılıktan kurtulmaya kendileri de karar verebilirler. Her ne kadar onlar için İsrail dokunulmaz ise de bu uğurda “ABD’nin dokunulmazlığını feda etme, kurban etme” lüksleri olmayacak.

İsrail’de son bir yılda izlediğimiz panik bundan kaynaklanıyor. İran’ın tasfiyesi konusunda bile ABD’yi istedikleri mevziye çekememişken, “Türkiye düşman ülke” tezini ısrarla işlemeleri, ABD kamuoyunu buna hazırlamaları, “Türkiye’ye saldırı” dahil, inanılmaz tehdit açıklamaları yapmaları........

© Yeni Şafak