Dışarıdan güç alanlar, devlet iktidarını hedef alanlar “iç tehdit” olur. Şimdi “ikame yapı” kurdular. Yeni bir “kalkışma” olacaktır. Ekrem için ellerini ovuşturan “AK Partililer” yine umutlandı. Ürkek, silik, sinsi tavırlar…
Dışarıdan güç alanlar, devlet iktidarını hedef alanlar “iç tehdit” olur. Şimdi “ikame yapı” kurdular. Yeni bir “kalkışma” olacaktır. Ekrem için ellerini ovuşturan “AK Partililer” yine umutlandı. Ürkek, silik, sinsi tavırlar…
KAYBEDENLERİN SON SIĞINAĞI OLDU. PEKİ HERKESİ ORAYA KİMLER TAŞIDI?
Darbe ve dışarıdan müdahaleyi kaybedenlerin son sığınağı, son umuduydu. Bu yüzden de sadece dışarıda değil, içeride de Cumhurbaşkanı Erdoğan’la sorunu olan, Türkiye’nin bugünkü gücüne ulaşmasını engellemek isteyen herkes bu yeni “siyasi müdahale” projesine katıldı.
FETÖ ile iş birliği yapanlar, gizli fetöcüler, o çevreden olmayıp Türkiye’nin eski iç ve dış vesayet aygıtlarının yaşamasını isteyenler, oralardan güç ve iktidar devşirenler hemen bu cepheye koştular. 15 Temmuz’un gizli ortakları, yandaşları da oraya koştular.
Bu sefer CHP’li yoktu, İYİ Partili yoktu. Bilinen siyasi tanımların dışında bir koalisyon oluşturuyorlardı. Ortak noktaları Erdoğan düşmanlığı ve eski Türkiye özlemiydi.
Bazı cemaatlerden, bazı sermaye çevrelerinden, bazı siyasi cephelerden hatta AK Parti kimliğine sahip olanlardan birçokları oraya yönlendirildi.
KORKUNÇ BİR EZİKLİK VE AÇ GÖZLÜLÜK; TÜRKİYE’Yİ KİŞİLİKSİZLEŞTİRME PLANIYDI.
AK Parti ve MHP’yi küçültme, CHP’yi ele geçirme planlarının tamamı bu amaca yönelikti. Tam bu sırada kimlerin hangi siyasi ajanda için rol üslendiği ciddi ciddi sorgulanmalı.
Ekrem İmamoğlu bir siyasi kişilik değildi. Ama Zelenski gibi, Guaido gibi, her isteneni yapacak, ülkesini istenen her alana savuracak kıvraklıkta ve ilkesizlikte biriydi.
İyi bir rol-modeldi. Tam da istenen kişilikti. Para ve şöhretle başı dönenlerdendi. Batı’ya sadakati tamdı. Korkunç bir eziklik, aç gözlülük içinde, onun şahsında Türkiye’yi kişiliksizleştirecek kişiydi.
ELLERİNİ OVUŞTURAN AK PARTİLİLER: KORKAKÇA BİR İŞ YÜRÜTME YÖNTEMİ!
Açıktan Ekrem’in yanında görünmeyip de onun başarılı olması için ellerini ovuşturan, bu yolla Erdoğan’dan intikam alma yoluna giden, gizli gizli telkinler ve destekler gönderen AK Partililer, eski siyasetçiler yok muydu?
Bugün hâlâ aynı itirazlarını devam ettirenler, o gün de Ekrem üzerinden mesaj yayıyorlardı.
Bence korkakça iş yürütüyor, açıktan bir oyuna giremiyor, başkasının gölgesine girerek yol alıyordu. Çünkü Ekrem’i destekleyenlerle onları destekleyen aynı güçler, aynı çevrelerdi.
Bazıları kişisel öfke ile, bazıları destek aldıkları ülkelerin telkinleri ile Ekrem gibi bir adamın peşine takılmış bir umut inşa ediyorlardı.
ÜRKEK, SİLİK, SİNSİ TAVIRLAR.
15 Temmuz darbe ve dış müdahalesini boşa çıkaran akıl ve irade Ekrem’i de boşa çıkarmayı bildi. Ona destek verenlerin hayallerini de suya düşürmeyi bildi.
Ama onlar hâlâ, gizli görüşmelerle, gizli ittifak girişimleri ile, ürkek açıklamalarıyla arayışlarını sürdürüyor. Oysa Ekrem üzerinden 15 Temmuz’un ikinci aşaması boşa çıkarılmıştı.
İkisinde de ürkek ve silik, sinsi tavır gösterenlerin Türkiye için güçlü bir duruş sergilemeyecekleri, “Emaneti ehline teslim etme”, “Türkiye’yi eski efendilerine teslim etme” dışında hiçbir siyasi rol oynayamayacakları açıktır.
İSTANBUL’U ALDIK, TÜRKİYE’Yİ DE ALIRIZ! DOKSANLARIN TÜRKİYE’Sİ PLANLARI BUNLAR!
Ekrem üzerinden oluşturulan açık ve gizli koalisyon, İstanbul’u aldı. Bu, 15 Temmuz’cuların zaferiydi. “O zaman Türkiye’yi de alırız” diye büyük bir coşkuya kapıldılar.
Görünen her şey seçimlerle yürüyor ama seçimlerin gölgesinde bir darbe süreci işliyordu. Bir çokuluslu müdahale planı, dışarıdan ve içeriden ilmik ilmik işleniyordu.
Bu çevreler Türkiye’yi Venezuela gibi, Kolombiya gibi, 1990’ların Türkiye’si gibi düşünerek büyük bir hata yaptı. Batı’da planlanan, Türkiye’de oynanan her kurgunun yine başarılı olacağını sandı.
15 Temmuz darbe girişimiydi. Askeri bir denemeydi.........
