Kalbin sarmaşık hali
Hayatın büyük hikayesi hiç sona ermeyecekmiş gibi akıp dururken, her gün içinde onunla birlikte akan sonsuz küçük hikâye kendi sonlarına bağlanıyor ansızın. Büyük fotoğrafta pek görünmeyen, fark edilemeyen sonlarına…
“Geride bıraktığımız her şey nasıl büyük bir hızla kaybolup gidiyor gözümüzden” diye yazdı küçük not defterine ve şöyle devam etti: “Bu aslında eriyip gitmekte olan varlığımızın görüntüsü!”
Çoğumuz için hayatın büyük hikâyesi çevremizi saran bir atmosfer gibi… Evet, onun içinde nefes alıp veriyoruz. Ama bizim için hayat dediğimiz şey aslında o atmosfer içinde parlayıp sönün bir kıvılcım gibi, çakıyor ve bitiyor. Ve anlaşılması zor ama bizim hayata dahil ettiğimiz her şey o bir anlık çakma içinde oluyor ve sonra sönüp bitiyor adeta. Ömürlerimiz şu kadar yıl süren bir ânın hikayesi… Bize ayrılan zamanın içine dürüldüğü bir ân! Daha uzun süren şey büyük hikâyeye karışan hikâyemiz, göz açıp kapayıncaya kadar geçip giden ömürlerimiz değil!
“Küçükken kütüphaneden sadece birinci şahıs ağzından yazılmış kitapları seçerdim, çünkü onlarda başkahramanın ölmediğini bilirdim. Eh, gerçek kahramanın ölmesine rağmen birinci şahıs ağzından yazılmış bir kitap bu. Sadece........
