menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Canımızın istediği şey

105 0
03.09.2026

Canımızın istediği şey

Dünyaya dair heveslerimiz bizi öyle meşgul ediyor ki, içimizi dinlemeyi, özümüzün ne söylediğine kulak vermeyi, fıtratımızın bizi nereye götürmeye çalıştığına dikkat kesilmeyi ihmal ediyoruz. Dünyaya dönük heveslerimiz, arzularımız ve ihtiraslarımız, tıpkı dünyanın kendisi gibi geçici oysa. Bir tatmin noktaları da yok ki erişince artık duralım. Boşa yorup duruyoruz kendimizi. Şunu bilmeliyiz ki, içten içe sonsuza aç olan ‘insan’a dünya da içindekiler de asla yetmez. Onu asla doyurmaz. Çünkü içimiz geldiği yere, sonsuza ait; can gözlerimiz tabiatları gereği daima sonsuza bakıyor. Özümüz o sonsuzu arıyor. Nefsaniyetimiz bizi her ne kadar dünyaya bağlamaya, raptetmeye, dünyayla meşgul etmeye çalışsa da sonsuza bakan yüzümüz bizi hakikatle irtibatlı tutmaya devam ediyor. Hakikat, çoğumuzun neden olduğunu anlayamadığımız, bilemediğimiz bir hasretle ona döneceğimiz bir aydınlık gün için varlığını daima sürdürüyor içimizde.

Ian Dallas’ın (Abdülkadir Es-Sufi/Abdülkadir El-Murabıt) İsmet Özel’in derinlikli çevirisiyle daha da değerlenen engin eseri, ‘Gariplerin Kitabı’ndan insanın iç yönelişinin, fıtrî istikametinin nereye doğru olduğunu gösteren satırlar: “Bu şey içimde, kuyudaki........

© Yeni Şafak