menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

3 E üzerine düşünceler: Emek, eğitim, evlilik (1)

76 0
18.08.2026

3 E üzerine düşünceler: Emek, eğitim, evlilik (1)

Karşımıza her gün yeni bir insansı robot haberi çıkıyor, ardından YZ ile birlikte tarihe karışacak mesleklerin listesi veriliyor.

Çağlar boyunca insanlar savaşlar, depremler, yangınlar, salgın hastalıklar, yokluklar, kıtlıklar gördü. Ama hiçbir çağ günümüz insanı kadar iyi ile kötünün, doğru ile yanlışın, gerçek ile sanalın birbirine karıştığı bir zaman dilimine muhatap olmadı.

Geçmiş çağlarda da herkesin öncelikler sıralaması farklıydı ve üst sınıfın ihtişamlı hayatı akıp giderken aşağıdakiler karınlarını doyuramadan, sağlıksız ortamlarda, yokluğu birbirine ekleyerek daha kırkına varmadan terki dünya ediyordu. Bunca meşakkatin içinde toplumun bütün kesimleri evleniyor, evlenmemek bir hayat tercihi olarak söz konusu bile olmadığı gibi alt sınıfların da üst sınıfların da bir elin parmaklarını geçen çocukları dünyaya geliyordu.

Anna Karenina romanı üzerinden birkaç hafta romandaki sahnelerin izini süreceğimiz için Tolstoy’un hayatı ile romanın en önemli karakterlerinden olan Levin’in hayatındaki paralellikler üzerinde duracağız ister istemez.

Tolstoy’un on üç çocuğu olmuştu. Karısı art arda o kadar çocuğun dünyaya gelmesine vesile olurken aynı zamanda eşinin sekreterliğini yapıyor, yazdıklarını temize çekiyor, evlerinde düzenli olarak misafir ağırlıyordu.

Tolstoy bir aristokrat, lakin köyde yaşamayı tercih ediyor. Köy hayatından edindiği tecrübeleri Anna Karenina romanındaki Levin karakteri üzerinden dile getiriyor. Arkadaşları devletin üst kademelerinde memur ya da asker iken otuz iki yaşındaki köyde yaşayan, toprak sahibi soylu Levin’in sosyetenin nezdinde hiç itibarı yoktu. Onların gözünde o bir işe yaramayan insanların yaptığını yapan yeteneksiz bir adamdı.

Romanın başında Levin okuyucuya böyle tanıtılıyor. Romanın ilerleyen sayfalarında emek, eğitim, evlilik konusunda Levin’in yaşadığı bütün tecrübeye okuyucu da ortak olacak, köylüler hakkında konuşmak ile köylü ile konuşmak arasındaki farkı eşsiz bir şekilde idrak edecektir. Nitekim Tolstoy da adeta kendinden bölerek inşa ettiği Levin’e kendi hayatının sahnelerini katar, kahramanını kendi tecrübesini damıtarak konuşturur.

Geçerken söylemiş olayım, bizde köy romanları genellikle köylüler hakkında yazılmış didaktik metinlerdir.

Klasik romanların izinde geçmişin ışığını ve gölgesini takip etmeye çalışıyorum birkaç yıldır. Fakat sadece klasik romanlar........

© Yeni Şafak