menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Algoritmalar Cumhuriyeti: Sıra hepimizde!

46 0
sunday

Şöyle bir anımsayalım: Sosyal medyayı insanların hemen her konuda içerik ürettiği, olan bitenlerden haber aldığı, yeni insanlarla iletişim kurduğu, sosyal çevrelerin oluştuğu “

dijital meydanlar

” olarak kabullenmiştik.

Şimdi öyle mi peki?

“Algoritma tarlasında çocuklar”

yazıma anne-babalardan

yüzlerce mesaj

aldım. Duyarlı öğretmenler ve meseleyi dert edinen psikologlar da yazdılar.

Bir anne, oğlunun sürekli silahlı oyunlar oynadığını ve TikTok’ta şiddet temalı canlandırma içerikler izlediğinden dert yanıyordu.

Başka bir anne, 10 yaşındaki kızının makyaj videoları izlemeye başladıktan sonra kendisini sürekli başkalarıyla kıyaslamaya başladığını söylüyordu.

Öğretmenler ise neredeyse aynı soruna dikkat çekiyor:

“Öğrenciler bizleri dinlemiyor çünkü dikkat süreleri gözle görülür şekilde düştü.”

İnsanlar çocuklarla dertlenirken aslında kendilerini anlatıyordu. Çünkü hepimiz, yediden yetmişe herkes

aynı algoritmalara maruz kalıyoruz.

O halde soralım:

Sosyal medyada hangi içerikleri izleyeceğimize kimler karar veriyor?

Telefonu açıyoruz. Önümüze düşen videoyu biz seçmiyoruz. Bir sonraki videoyu da… Hatta çoğu zaman kime ve neden öfkeleneceğimizi, neye güleceğimizi, neyi merak edeceğimizi de biz belirlemiyoruz.

Çünkü

“duygu durumlarımızı” algoritmalar belirliyor.

Üstelik bunu rastgele yapmıyorlar.

Dünyanın farklı ülkelerinde açılan davalarda ve hazırlanan bilimsel raporlarda, sosyal medya platformlarının kullanıcıları mümkün olduğunca uzun süre ekran başında tutmak için özel tasarlanmış sistemler kullandığına atıf yapılıyor.

Sonsuz kaydırma, sınırsız video akışı, anlık bildirimler, beğeniler ve veriye dayanılarak kişiselleştirilmiş içerik önerileri…

Bu ve benzeri dijital “hizmetler” artık teknik özellikler olarak değil, algoritmaların insan davranışını yönlendiren........

© Yeni Şafak