Sıra Türkiye’de mi?
Önce İsrail Eski Başbakanı Naftali Bennet, ardından İsrail basını ve sonrasında ABD’deki Siyonistler, İran’a yapılan saldırıdan sonra sıranın Türkiye’ye geleceğini ifade ettiler. Türkiye’ye yönelik bu tehdit, içerde tam bir mutabakat, ittifak ve ortak dil ile karşılık buldu; “gelecekleri varsa görecekleri de var” ortak hissiyatıyla tepki çekti.
Bu tehdit boş değil ve her an teyakkuzda olmamız gerektiğini bize bir kez daha hatırlattı. Türkiye, son bir asırda defalarca sıraya alındı, defalarca operasyona maruz kaldı ve ne yazık ki bu operasyonlar başarılı da oldu.
Bugün İran’a yapılan saldırının benzeri Türkiye’ye önce 1914 yılında başlayan Birinci Dünya Savaşı sonrasında yapıldı.
Tekrar yazayım: Lozan Antlaşması, İstiklal savaşımızın galibiyeti antlaşması değil, Birinci Dünya Savaşı’nın mağlubiyeti antlaşmasıdır. Mağlup olarak oturduğumuz antlaşma masasında Türkiye’ye bir sınır çizilmiş, bunun yanı sıra yazılı olmayan bazı taahhütler de alınmıştır. Mesela tekrar imparatorluk hayalleri kurmaması, mesela ümmetin liderliğinden vazgeçmesi yani hilafeti ilga etmesi, mesela ümmet bilincinden vazgeçilmesi, mesela istikametini bütünüyle Batı’ya dönmesi, Filistin’de Siyonist oluşumları görmezden gelmesi gibi dayatmalar da yapılmıştır.
Tek Parti dönemi, Lozan’ın bu gayri resmi dayatmalarının harfiyen uygulandığı dönemdir. Bu dayatmaların halk üzerinde oluşturduğu hem maddi hem manevi baskı çok partili dönemde........
