menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dijital meydan muharebesi

52 0
07.03.2026

Orta Doğu’nun barut kokusuna bu kez dijital dünyanın mermileri eşlik ediyor. Havadaki ve patlayan füze görüntüleri, “Demir Kubbe delindi mi, delinmedi mi’” tartışmaları en büyük gündemimiz. Bir de dijital dünyada dolaşıma sokulan yalan, dolan…

Günümüz savaşları, naklen yayınlanan ‘kurmaca filmler’ gibiler. Savaş çıkmadan, fragmanlar dijital platformlara düşüyor. Önce Instagram, X, YouTube, TikTok’ta savaş davulları çalınıyor…

Gelin bu filmi bir de ‘Algı Yönetimi’ sahnesinde seyredelim.

Kendini ‘dünyanın sahibi’ gibi gören ABD ve yıllardır başarıyla yürüttüğü ‘mağduriyet’ masalının üzerine Vadedilmiş Topraklar hayalini inşa etmeye çalışan İsrail; bu ikiliye kafa tutan, güçlüyü oynayan İran filmimizin görünen aktörleri. Bir de görünmeyenler var; AB, Rusya, Çin gibi… Her an başaktör olarak hazır tutulmaya çalışılan, üzerine oynanmak istenen Türkiye ise bir denge unsuru.

ABD Başkanı Donald Trump, diplomasi masalarını devirip ‘dijital kürsü’ye geçtiğinden beri dezenformasyon tavan yapmış durumda. İran’a yönelik “Çok geç! Her şeyleri yok edildi!” şeklindeki, gerçeği kendi çıkarına göre eğip büken mesajları, kendi kurduğu sosyal medya platformu olan Truth Social hesabından dünyaya yayılıyor... Sahadaki askerî, siyasi ya da diplomatik verilerle desteklenmeyen bu mesajlar, izletilmek zorunda bırakıldığımız filmin türünü de belirliyor: ‘psikolojik dijital harp’…

ABD’nin Orta Doğu’daki en üst düzey komutanı Amiral Brad Cooper da “İran’ın füze fırlatma rampalarının dört günde yüzde 86 oranında azaltıldığı” yalanını ortaya bırakıverdi…

Sonuç?

Bizdekilerin büyük bir kısmı dahil, dünya medyasının CIA, NSA ve Beyaz Saray üretimi dezenformasyon unsurlarının borazanı hâline gelmesi… Bu borazan........

© Yeni Şafak