Devletin en büyük israfı: Keşfedilmeyi bekleyen yetenekler
Devletin en büyük israfı: Keşfedilmeyi bekleyen yetenekler
Ülkelerin ve kurumların geleceğinin ve başarısının nitelikli insan kaynağından geçtiğini herhalde hatırlatmaya gerek yoktur. Bu yazımızda kamu kurumlarının kenarında köşesinde kalmış yönetici adaylarının nasıl belirlenmesi gerektiğini açıklamaya çalışacağız.
Kamu yönetiminde asıl mesele nitelikli insan eksikliği değildir
Kamu yönetiminde asıl mesele nitelikli insan eksikliği değil, nitelikli insanı bulamamak ve hak ettiği yerde değerlendirememektir.
Bir ülkenin en büyük zenginliği ne yer altı kaynakları ne de görkemli kamu binalarıdır. Asıl zenginlik; bilgisi, birikimi, dürüstlüğü ve yöneticilik kabiliyetiyle ülkesine değer katabilecek insanlarıdır. Ancak kamu yönetiminde öyle bir çelişkiyle karşı karşıyayız ki bir tarafta makam bulmakta zorlanmayan liyakatsizler, diğer tarafta liyakatine rağmen makam kapısından içeri giremeyen nitelikli insanlar bulunmaktadır.
Devletin en büyük israflarından biri, işte bu insan kaynağının değerlendirilmemesidir. Oysa başarılı devletler yalnızca güçlü kurumlar oluşturmaz, o kurumları yönetecek güçlü insanları da keşfeder. Çünkü doğru insanı yanlış yerde çalıştırmak da en az yanlış insanı doğru makama getirmek kadar büyük bir kayıptır.
Özel sektör beyin avcılığı yaparken kamu referans avcılığı yapıyor
Elbette bu dediklerimiz genelleştirilemez. Kötü emsaller göze battığı için algı olgunun yerine geçebilmektedir. Bunu bir kenarda tutup açıklamalarımıza devam edelim.
Dünyanın başarılı şirketleri üst düzey yöneticilerini çoğu zaman tesadüflere bırakmaz. Profesyonel yönetici arama ve seçme kuruluşlarından, yani beyin avcılarından yararlanırlar. Bu kuruluşlar yalnızca özgeçmiş toplamaz. Adayların yöneticilik geçmişini, liderlik becerilerini, problem çözme yeteneklerini ve kurum kültürüne uygunluğunu araştırır. Çünkü yanlış bir yönetici seçiminin bedelini şirketin kendisi öder. Bunun karşılığında da komisyonunu alırlar.
Milyonlarca insanın hayatını etkileyen........
