Cuma Mescidi: Müslümanların parayla imtihanı
Medine-i Münevvere'de bazı mekânlar vardır ki insan orada yalnızca tarihin izlerini görmez; kendi hayatını da sorgular. Cuma Mescidi de böylesi müstesna mekânlardan biridir.
Cuma Mescidi, Rânûnâ Vadisi'nde, Benî Sâlim yurdunda, Hz. Peygamber Efendimiz'in (s.a.a.) hicret sırasında ilk Cuma namazını kıldırdığı yerde bulunmaktadır. Peygamber Efendimiz (s.a.a.), Kubâ'dan Medine'ye doğru hareket ederken Cuma vakti girince burada durmuş, hutbesini irat etmiş ve Cuma namazını kıldırmıştır.
Bu sebeple Cuma Mescidi'ni ziyaret eden bir mümin, burada yalnızca ilk Cuma namazının hatırasını değil, Cuma ibadetinin bize kazandırmak istediği şuuru da düşünmelidir.
Bir ticaret kervanı ve büyük imtihan
Cuma sûresinin son âyetleri, yaşanmış bir olay üzerinden çok önemli bir hakikati önümüze koymaktadır.
Bir gün Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.a.) Cuma hutbesi irat ederken Medine'ye Şam tarafından bir ticaret kervanının geldiği duyulur. O sırada Medine'de ciddi bir kıtlık vardır. İnsanlar yiyecek maddelerine ihtiyaç duymaktadır. Kervanın gelişi, o günün âdetine göre davul ve çeşitli seslerle ilân edilir.
Hutbeyi dinleyen cemaatten birçok kişi, kervana yetişip alışveriş yapma ve mal alma fırsatını kaçırma endişesiyle mescidi terk eder. Bir tarafta Allah Resûlü'nün (s.a.a.) hutbesi, diğer tarafta insanların ihtiyaçlarını karşılamak için beklediği ticaret kervanı vardır.
Düşünelim: Hz. Peygamber Efendimiz'in (s.a.a.) davası uğruna nice sıkıntılara göğüs geren, "Anam babam sana feda olsun", "Canım sana feda olsun" diyerek bağlılıklarını ifade eden sahabeler, o anda bir ticaret kervanı karşısında imtihan ediliyordu.
Rivayetlerde mescitte Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.a.) ile birlikte on iki kişinin........
