Mezarlık yazıları
Mezarlıkları sever misiniz?
Sanmıyorum. Hepinizin cevabı "Hayır" olacaktır.
Nedense ölümün yüzünü soğuk kabul edenler ve hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayanlar için mezarlıklar tercih edecekleri mekânlar değildir. Oysa oraları son yolculuğun nihayet bulduğu ve toprakla haşrolacağımız son duraktır mezarlıklar. Ara sıra ölümü hatırlamak, geçerken bir Fatiha okumak ya da bilmiyorsanız durup düşünmek için zaman ayıracağınız, kendinizi sorgulayacağınız ideal mekanlardır.
Ben sadece ziyaretlerde değil, farklı ülkelerde bulunduğum zamanlarda oradaki mezarlıkları merakımdan gezmişimdir. Dünyanın en meşhur mezarlığı neresidir diye sorarsanız Amerika'da bulunan Ulusal Arlington mezarlığıdır. Birinci ve ikinci dünya savaşları, Kore, Vietnam ve körfez savaşlarında ölenlerin anısına yapılmıştır ve ziyaretçi merkezi ile yaklaşık 650 hektar büyüklüğündedir. Bundan daha büyük tek mezarlık Hiroşima ve Nagazaki'dir. Arlington'a sıradan insanlar gömülemez. Ne yararlılık gösterirse göstersin suç işleyenler de gömülmez. Bir protokolü vardır. Bizim mezar taşları gibi "düşündürücü" ve neşeli yazılar göremezsiniz. Amerikalılar ne kadar çok askerin öleceğini hesaplamış olsalar gerek ki böylesine büyük bir mezarlığa karar kılmışlar.
Bizde eski mezar taşlarında "Hüvelbaki" ile başlayan ifadeler vardır. Genellikle "Ruhuna el Fatiha" ile biter. Kimlerden olduğu yazar ve özenle bakılır. Çiçeklenir, sulanır, temizlenir. Bazılarında ise yattıkları yerden kinaye veren ifadeler gözünüze çarpar. Örneğin; "Biz de gezerdik siz gibi, siz de geleceksiniz biz gibi…" Elbette geleceğiz. Ancak acelemiz yok çok şükür. Dünyayı satın aldık ya, öyle kolay kolay gitmeyiz…
Birde mermerden anıtlar vardır. Diğer bütün mezarlardan farklı.........
