menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ankara'da NATO, gündemde Trump

20 0
10.07.2026

Ankara, iki gün boyunca dünyanın en büyük askerî ittifakına ev sahipliği yaptı. Ancak zirve sona erdiğinde geriye NATO'nun aldığı kararlardan çok, Donald Trump'ın açıklamaları, Ortadoğu'daki savaş senaryoları ve Türkiye'nin NATO içindeki gerçek konumu yeniden sorgulanmaya başlandı. Ankara Zirvesi, sadece NATO'nun geleceğini değil, yeni dünya düzeninin hangi eksende şekilleneceğini de gösteren önemli bir dönüm noktası oldu.

Zirve öncesinde Ankara, olağanüstü güvenlik önlemleri nedeniyle adeta farklı bir kimliğe büründü. Kapanan yollar, değiştirilen ulaşım güzergâhları ve geniş güvenlik çemberleri günlük hayatı önemli ölçüde etkiledi. Bazı gazetecilerin akreditasyon süreçlerinde yaşadığı sorunlar ve çalışma alanlarının sınırlandırılması da kamuoyunda tartışmalara neden oldu. Güvenlik tedbirleri elbette devletlerin en doğal hakkı ve sorumluluğudur. Ancak demokratik hukuk devletlerinde güvenlik ile temel hak ve özgürlükler arasında makul bir denge kurulması beklenir.

Bir yanda görkemli protokol görüntüleri, diğer yanda gündelik hayatı sekteye uğrayan vatandaşın oluşturduğu tezat ise sosyal medyada en çok konuşulan başlıklardan biri oldu. Bu görüntüler, ekonomik sıkıntılarla mücadele eden geniş toplum kesimlerinde "protokol ihtişamı ile hayatın gerçekleri arasındaki mesafe" tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

Zirvenin sembolik tarafı da tartışıldı. Liderlerin mehter marşıyla karşılanması, bir kesim tarafından tarihî ve kültürel bir unsur olarak görüldü; başka bir kesim tarafından ise diplomatik gösterinin parçası sayıldı. Ancak daha önemli bir sembol eksikti: Liderler düzeyinde Anıtkabir ziyareti gerçekleşmedi. Oysa Ankara'da yapılan böylesine büyük bir uluslararası toplantıda, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu iradesine gösterilecek saygı, sadece protokol değil, aynı zamanda tarihî hafızaya saygı meselesidir.

Soğuk Savaş boyunca Sovyetler Birliği'ne karşı kurulan NATO, bugün yalnızca bir savunma ittifakı değildir. Ukrayna savaşıyla birlikte yeniden şekillenen ittifak; Rusya'yı çevreleme, Çin'i dengeleme ve küresel Batı'nın askerî liderliğini sürdürme hedefi doğrultusunda yeni bir misyon üstlenmektedir. Savunma harcamalarının milli gelirin yüzde 5'ine çıkarılması yönündeki karar da bunun en açık göstergesidir.

Fakat zirvenin en dikkat çekici yönü NATO değil, Donald Trump oldu. İran'dan Gazze'ye, İspanya'dan Grönland'a kadar yaptığı........

© Yeni Mesaj