menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Binalar bir bir yıkılırken tabut evler daha ne kadar bekleyecek?

24 0
09.10.2026

İstanbul Maltepe'de 1987 yılında inşa edilen 7 katlı bir binanın üç katının dün sabaha karşı çökmesi ve enkaz altında kalan vatandaşlardan ikisinin hayatını kaybetmesi, Türkiye'nin yıllardır çözemediği yapı güvenliği sorununu bir kez daha bütün çıplaklığıyla ortaya koydu. 

Enkaz altında 14 kişinin bulunduğu binadan 9 kişi sağ çıkarılırken, ekipler diğer vatandaşlara ulaşmak için büyük risk altında çalıştı.

Ancak Maltepe'de yaşanan bu facia yalnızca bir binanın çökmesi olarak görülmemeli. Çünkü Türkiye, özellikle İstanbul, çok daha büyük ve ertelenmiş bir yapı güvenliği sorunuyla karşı karşıya. Üstelik bu kez binanın yıkılması için deprem bile gerekmedi.

Çöken binayla ilgili ortaya çıkan bilgiler, olayın ardında birden fazla ihmal ve yapısal sorunun bulunabileceğine işaret ediyor. Binanın dört katının kaçak olduğu, bazı bölümlerinde korozyon bulunduğu, taşıyıcı sistemle ilgili iddiaların gündeme geldiği, binada daha önce çatlakların oluştuğu ve "çatır çatır" seslerin duyulduğunun anlatılması, facianın aslında bir anda ortaya çıkmadığını gösteriyor.

Maltepe'deki bina adeta "geliyorum" diyen bir felaketin habercisiydi.

Çatlaklar görüldü, kaçak katlar çıkıldı ama tehlike durdurulamadı

Binanın çökmesinden önce çekilen görüntüler olayın en çarpıcı ayrıntılarından birini oluşturuyor. Alt kattaki tekstil atölyesinde çalışanların duvarlarda oluşan çatlakları cep telefonuyla kayda aldığı ve çatlakların giderek büyüdüğünü anlattığı ortaya çıktı. "Ev üzerimize mi basıyor, ne oluyor?" şeklindeki endişe, bugün geriye dönüp bakıldığında facianın en acı işaretlerinden biri.

Binadan kurtulan vatandaşların ifadeleri de benzer bir tabloyu ortaya koyuyor. Binanın eski olduğu, çatlakların bulunduğu ve zaman zaman "çatır çatır" sesler duyulduğu anlatılıyor. Bir vatandaş çökme anını deprem zannettiğini, her şeyin yerinden oynadığını ve üzerine dolap devrildiğini söyledi.

Bütün bu işaretlere rağmen bina kentsel dönüşüme giremedi.

Daha da önemlisi, binanın dört katının kaçak olduğu bilgisi ortaya çıktı. İlk olarak üstteki iki katın kaçak olduğu açıklanırken, daha sonra yapılan incelemelerde binanın giriş ve iki katının yasal, dört katının ise kaçak olduğu yönünde bilgiler gündeme geldi. 

Burada cevaplanması gereken çok önemli sorular var: Bir binaya yıllar içinde kaçak katlar eklenirken bu yapı nasıl denetlenmedi? Kaçak yapılaşma........

© Yeni Mesaj