menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kulluk gerçeği ve insan -2-

12 0
03.07.2026
(…Dünden devam)

• Esasen, ubûdiyetin temelde mantığı, insanı temizlemektir. İbadetler insanı temizler, nefis ve kalp dünyasındaki manevi kir ve mikropları ortadan kaldırır. Bir nevi, ibadetler, insanı tedavi eden ilaçlar gibidirler. İnsan temiz yaratılmıştır. İbadetlerle temizlenen insan, yaratılış gayesine uygun olarak fitrî özellikleriyle bir bütünlüğe kavuşur. Demek ibadetler, insanın iç dünyasını temizler, gizli mikropların hasta ettiği manevi bünyeyi tedavi ederler.

• Dikkat edilirse; İslâm'da cezanın mantığı da, insanı temizlemek içindir. Denilebilir ki, hak adına cemiyeti ve insanlığı kurtarmak için suça âdil ceza vermek de aslında ibadettir. Öyleyse, ibadetin mantığı ile tedavi edici cezanın mantığı birleşiyor, bütünleşiyor.

• Bu çerçeveden bakıldığında, hak ve adâletin temin edilmesi için Kitap ve Sünnet'e ittiba etmenin, ubûdiyetin en önemli yanı olduğu anlaşılacaktır. Kitap ve Sünnet'e ittiba ilâhî emanete sahip çıkmanın ve de istikamette kalmanın teminatıdır. Nitekim bu hususta Vedâ Hutbesinde Sevgili Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur: "Ey Nas! Size öyle bir şey bırakıyorum ki, ona sımsıkı sarıldıkça yanlış yola sapmazsınız. O da, Allah'ın Kitabı ve Resul'ünün Ehl-i Beyti'dir." Aslında adâletin zedelenmesi yahut kaybedilmesi, hislerin ve beşerî zaafların işin içine girmesi sebebiyledir. Bunlardan korunmak için, hatadan beri, en mükemmel ölçüleri havi, adâletin teminatı durumundaki Kitap ve Sünnet'e müracât etmek gerekir. Ekseriya, insan bir hususta hüküm verirken hisleri ona tesir eder ve neticede hisler insanı adâletten uzaklaştırır. Nitekim Hz. Resûlü Ekrem'e (sav) bakan İmam Ali (r.a) ile Ebu Cehil'in........

© Yeni Mesaj