Londra'nın bitmeyen lider krizi
İngiltere bir kez daha başbakan değişimine sahne oluyor. Keir Starmer'ın istifası ilk bakışta sıradan bir siyasi gelişme gibi görülebilir. Oysa tablo bundan çok daha derin. Çünkü bir ülkede dokuz yılda beş başbakan değişiyorsa, sorun artık sadece liderlerde aranamaz. Asıl mesele, siyasetin toplumla kurduğu güven ilişkisinin giderek aşınmasıdır.
Starmer'ın vedası da tek bir liderin hikayesi değil; modern demokrasilerde seçmenin giderek azalan sabrının ve artan beklentilerinin bir yansımasıdır. Bugünün seçmeni artık vaatleri dinlemiyor; hayatında karşılığı olmayan hiçbir siyasi söze ikna olmuyor.
Keir Starmer, 2024 seçimlerinde İşçi Partisi'ni uzun bir aradan sonra iktidara taşıdığında İngiltere'de yeni bir dönemin başladığı düşünülmüştü. Muhafazakar Parti'nin 14 yıllık iktidarının ardından değişim isteyen seçmen, umudunu Starmer'a bağlamıştı. Ancak seçim kazanmak başka, o seçimin yükünü taşımak bambaşka bir şeydir.
Göreve geldikten sonra hükümet, ekonomi, sağlık sistemi, kamu hizmetleri ve göç gibi birçok ağır başlıkla karşı karşıya kaldı. Hayat pahalılığı, İngiltere'de milyonlarca insan için en temel gündem maddesi olmaya devam etti. Sağlık sistemindeki bekleme süreleri ve kamu hizmetlerine yönelik eleştiriler, hükümete duyulan sabrı giderek azalttı.
Mayıs ayındaki yerel seçimler........
