menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hürmüz'de asıl mesele petrol değil, petrolün kuralları

15 0
16.07.2026

Hürmüz Boğazı'nda yaşanan son gerilim, ilk bakışta İran ile ABD arasındaki askeri rekabetin yeni bir halkası gibi görünüyor. Oysa perde arkasındaki tartışma, savaş gemilerinden çok küresel enerji ticaretinin hangi kurallarla işleyeceğine odaklanıyor. Washington'ın son hamlesini yalnızca güvenlik ekseninde okumak, bu nedenle resmin tamamını görmeye yetmiyor.

 

Petrol yalnızca çıkarılan ve taşınan bir emtia değil. Aynı zamanda uluslararası finans sisteminin de temel dayanaklarından biri. 1970'li yıllardan itibaren enerji ticareti ile dolar arasındaki güçlü bağ, Amerikan para biriminin küresel ekonomideki ağırlığını destekleyen unsurlardan biri oldu. Bu nedenle Hürmüz'de yaşanan her gelişme, yalnızca petrol akışını değil, enerji ticaretinin üzerine kurulduğu finansal düzeni de yakından ilgilendiriyor.

 

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) İran limanlarına yönelik deniz ablukasının yeniden uygulanacağını açıklaması, bu açıdan yalnızca askeri bir karar olarak değerlendirilemez. Ablukanın nasıl uygulanacağı, hangi gemileri kapsayacağı ve uluslararası ticaret üzerinde nasıl sonuçlar doğuracağı hala tartışma konusu. Ancak daha büyük soru şudur: Dünyanın en önemli enerji geçiş noktalarından birinde yeni kurallar kim tarafından ve hangi gerekçeyle belirlenecek?

 

Hürmüz Boğazı'nın önemi de tam burada ortaya çıkıyor. Bu geçiş noktası yalnızca İran'ın değil; Körfez ülkelerinin, Asya ekonomilerinin ve küresel enerji piyasalarının ortak meselesi. Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi büyük enerji ithalatçıları için Hürmüz'deki istikrar ekonomik planlamanın temel unsurlarından biri.

 

Bu nedenle Washington'ın adımları Tahran kadar Pekin tarafından da dikkatle izleniyor. Çünkü enerji ticaretindeki değişim artık........

© Yeni Mesaj