menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Demokrasi değil, uyum: Washington'ın İran hesabı

24 0
24.03.2026

ABD'de eski Ulusal Terörle Mücadele Merkezi (NCTC) Direktörü hakkında yürütülen FBI soruşturması, ilk bakışta bir "gizli bilgi sızdırma" meselesi gibi görünebilir. Ancak biraz derine inildiğinde, bu olayın aslında çok daha büyük bir tartışmanın kapısını araladığı görülüyor: ABD'nin İran politikası gerçekten demokrasiyle mi ilgili, yoksa çıkar odaklı bir güç mücadelesinin parçası mı?

 

Bu soruya bir tezle cevap vermek gerekiyor: yönetimi açısından mesele İran'ın demokratikleşmesi değil; Washington'la uyumlu bir yönetimin iş başına gelmesi ve ülkenin yeraltı kaynaklarına daha rahat erişim sağlanmasıdır.

 

Kent'in istifası bu açıdan önemli bir kırılma noktası oldu. Amerikan basınında ve diğer kuruluşların aktardığına göre, aylardır Kent hakkında soruşturma yürütülüyor. Ancak asıl dikkat çekici olan, Kent'in istifa mektubunda ve sonrasında yaptığı açıklamalarda dile getirdiği iddialar.

 

Kent açıkça şunu söyledi: İran, ABD için yakın bir tehdit değildi. Daha da ileri giderek, savaş kararının ve onun ABD'deki etkili lobilerinin baskısıyla alındığını savundu. Bu, sistemin içinden gelen bir ismin, resmi söylemi doğrudan sorgulaması anlamına geliyor.

 

Burada önemli bir noktayı ayırmak gerekiyor. ABD yönetimi, kamuoyuna genellikle dış müdahaleleri "demokrasi", "özgürlük" ve "güvenlik" kavramlarıyla açıklar. Nitekim Beyaz Saray da Kent'in iddialarını reddederek İran'dan gelen tehdidin "güçlü ve ikna edici" olduğunu savundu. Bu da olayın tek taraflı olmadığını gösteriyor.

........

© Yeni Mesaj