Adım adım Kerbela -6-
İmam Hüseyin'in (a.s) vefalı ashabının mukaddes naaşları paramparça olmuş hâlde toprak üstünde yatmaktaydı. Şimdi Ehl-i Beyt'ten başka kimse kalmamıştı. İmam Hüseyin'in (a.s.) cemal ve ahlak olarak herkesten daha güzel olan oğlu Ali, İmam'ın (a.s.) huzuruna varıp savaşmak için izni istedi. İmam Hüseyin (a.s.) duraksamaksızın izin verdikten sonra ümitsizce baktı durdu; iradesi dışında gözyaşları damla damla süzüldü ve şöyle dedi:
"Allah'ım! Şahit ol, bu orduya karşı öyle bir genç gidiyor ki boy, ahlak ve konuşma tarzıyla Peygamber'ine (s.a.a.) çok benziyor. Biz Peygamber'i arzuladığımızda ona bakardık."
Sonra da Ömer b. Sad'a dönerek yüksek sesle şöyle buyurdu:
"Ey Sad'ın oğlu, benim soyumu kuruttuğun gibi Allah da senin soyunu kurutsun!"
Ali b. Hüseyin (a.s.) düşmana yaklaşıp kanlı bir savaşa girişmişti. Düşman ordusundan bir grubu öldürdükten sonra babasının yanına dönerek şöyle dedi:
Babacığım! Susuzluk beni öldürmek üzeredir ve bu demirlerin ağırlığı da bir yandan beni zorlamaktadır; bir içimlik su verebilir misin?
İmam Hüseyin (a.s.) ağlayarak........
