"Ey Osman yoksulları sen yoksullaştırdın, zenginleri daha da sen zenginleştirdin"
Ebu Zer Gıfari İslam'ı kabul eden dördüncü veya beşinci kişidir. Hz. Peygamber'in betimlemesiyle "cennetin hasret çektiği" nadir sahabelerden biridir.
Ebu Zer Gıfari hayatı boyunca Hz. Peygamber Efendimiz ve İmam Ali Efendimizin "adalet"ini anlatıp durmuştur. Tüm mücadelesi yoksul, fakir, yetim ve öksüzlerden yanaydı…
Emevi saltanatının maddi değerleri karşısında verilen rüşvet ve makamların hepsini elinin tersiyle iten Ebu Zer, KAMU MALI TALANCILARI'nı deşifre ederek sokak sokak halka anlatmış ve yoksulun hakkını yiyenlerle her defasında savaşmıştır.
Halife Osman dönemindeki gidişattan, yandaş tutumdan ve beytülmalin eşe dosta peşkeş çekilmesinden pek memnun olmaz. Şam'a gider ve Şam Valisi lain Muaviye'nin saltanat ve debdebe içindeki haksız yönetimine isyan eder. Muaviye'nin karşısına çıkıp ona Tevbe sûresinin 34 ve 35. ayetlerini haykırır:
"Ey iman edenler! Bilin ki Yahudi din bilginlerinin ve Hıristiyan din adamlarının birçoğu halkın mallarını haksızlıkla yerler ve Allah yolundan alıkoyarlar. Altın gümüş biriktirip Allah yolunda harcamayanları elem veren bir azapla müjdele!.. O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılıp onların alınları, böğürleri ve sırtları dağlanacak: İşte yalnız kendiniz için toplayıp sakladıklarınız; tadın şimdi biriktirip sakladıklarınızı!"
Lain Muaviye Halife Osman'a mektup yazarak, "Bu deliyi........
