Koçlar değil, gönüldeki bağlar kurban edildi
Rabb’a şükürler olsun; acısıyla tatlısıyla, hüznüyle sevinciyle bir kurbanı daha geride bıraktık. Hüznümüz ümmetin perişanlığından, sevincimiz Rabbimizin bir emrini yerine getirmekten.
Her şeyin gerçek sahibi olan Mâlikü’l-Mülk, her şeye gücü yeten Kâdir-i Mutlak ve merhametlilerin en merhametlisi Erhamürrâhimîn olan Rabbimizin, insanlığa gönderdiği son kurtuluş reçetesi İslam’ın; O’nun ezelî ve ebedî kelâmı Kur’ân-ı Kerîm’in ve bu ilahî mesajı hayatıyla tefsir eden son elçi Hz. Muhammed’in (sav) bizlere emanet ettiği hakikatlerin her birinde derin hikmetler, büyük sırlar ve insanı olgunlaştıran eşsiz manalar vardır.
En Sevgiliden Vazgeçebilmenin Adı
İmanın esasları gibi İslam’ın beş temel ibadeti de sadece şekilden ibaret değildir. Her biri insanı Rabbine yaklaştıran, nefsini terbiye eden ve kalbini arındıran manevi bir mekteptir. İşte kurban ibadeti de bu büyük hakikatlerden biridir.
İslam’ın temel ibadetlerinden biri olan kurban hakkında bugüne kadar çok şey dinledik, çok şey okuduk. Kurban denildiğinde zihnimizde hemen Kevser Suresi, Peygamber Efendimizin (sav) kurbanla ilgili müjdeleri, Hz. İbrahim, Hz. İsmail, Hz. Hacer, ilahî emir, şeytan ve koç canlanır.
Fıkıh kitapları........
