Fâtiha Sûresi: Tevhidin Özeti ve Kulluk Bilincinin İnşası
Peygamber Efendimiz, “Fâtiha’yı okumayanın namazı yoktur.” (Buhârî, Ezân, 95) buyurarak bu sûrenin ibadet hayatındaki merkezi konumuna dikkat çekmiştir.Kur’ân’ın ihtiva ettiği temel esaslar özlü bir şekilde Fâtiha’da toplanmıştır. Zira hamd ve yüceltilmeye lâyık olan tek varlığın Allah olduğu, O’nun mutlak hâkimiyeti, tek mabut oluşu, kulluğun yalnızca O’na tahsis edilmesi ve yardımın yalnız O’ndan istenmesi bu sûrede veciz bir biçimde ifade edilmektedir. Bu yönüyle Fâtiha sûresi, aynı zamanda baştan sona bir dua ve yakarış mahiyetindedir.Nitekim bazı hadislerde Fâtiha, “Ümmü’l-Kur’ân” (Kur’ân’ın anası/özeti) olarak nitelendirilmiştir. Bu isimlendirme, sûrenin Kur’ân’ın ana temalarını bünyesinde topladığını göstermektedir.Kur’ân tilâveti öncesinde “kovulmuş şeytandan Allah’a sığınma” emri (Nahl, 16/98), şeytanın insan üzerindeki saptırıcı etkisine karşı bilinçli bir korunma refleksi geliştirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu çerçevede “eûzü” ile başlamak, yalnızca bir söz değil, aynı zamanda bir bilinç ve irade beyanıdır.Mümin, günde beş vakit namazında kırk defa Fâtiha sûresini okumaktadır. Yaklaşık altmış yıl namaz kılan bir kimse, ortalama 900.000 defa bu sûreyi tilâvet etmektedir. Buna rağmen Fâtiha’nın ihtiva ettiği mesajların büyük ölçüde idrak edilememesi,........
