Yeterince İyi Cinsel İlişki Modeli: Mükemmellik Değil, Gerçeklik Üzerinden Bir Yaklaşım
Cinsel davranışlar sırasında haz ve orgazm deneyimlemek elbette keyifli olabilir. Ancak bu, her zaman aynı yoğunlukta ya da aynı tatmin düzeyinde gerçekleşmeyebilir. Bazen istediğimiz gibi olur, bazen olmaz. Bazen güçlü bir orgazm yaşarız, bazen hiç orgazm olmadan da kendimizi cinsel anlamda iyi ve yakın hissederiz. Cinsel tatmin dediğimiz deneyim, aslında sandığımızdan çok daha geniş bir çerçevede değerlendirilmelidir.
Cinsel tatmin yalnızca haz ve orgazmın oluşmasıyla sınırlı değildir. Bazen partnerine yakın hissetmek, bazen bir dokunuş, bazen sadece duygusal bir bağın varlığı da cinsel tatmin duygusuna katkı sağlar. Bazen ise hiçbir fiziksel davranış olmadan da kendimizi iyi hissetmemiz mümkündür. Bu nedenle cinsel tatmini konuşurken ‘her cinsel aktivitede mükemmel olmalı’ yanılgısından çıkmamız gerekiyor. İşte tam bu noktada devreye ‘Yeterince İyi Cinsel İlişki Modeli’ giriyor. Bu model, cinsel yaşamın mükemmel olmak zorunda olmadığını; onay, saygı, güven olduğu sürece ‘yeterince iyi’ olmasının sağlıklı ve tatmin edici bir cinsel ilişki için yeterli olduğunu savunuyor. Bu yaklaşım, partnerlere ve bireylere cinsel ilişkiyi bir performans, bir sınav ya da sonuç odaklı bir etkinlik olarak görmemeleri gerektiğini hatırlatır. Cinsel ilişkinin her zaman aynı yoğunlukta, aynı arzu seviyesinde, aynı ‘başarı kriterleriyle’ gerçekleşmesini beklemek gerçekçi değildir. Ve bu beklenti çoğu zaman tatmini azaltır. Cinsel yaşamda inişler ve çıkışlar doğaldır. Günlük yaşamımız sabit ve tekdüze olmadığı gibi cinsel yaşamımız da değildir. Çünkü insan bedeni ve zihni duygusal dalgalanmalardan, stres düzeyinden, fiziksel sağlık durumundan, ilişki dinamiklerinden ve çevresel koşullardan doğrudan etkilenir. Bazen partnerlerle tam da hayal ettiğimiz gibi deneyim yaşayabilir bazen de yorgunluk, stres, kaygı, dikkat dağıtıcı unsurlar veya daha farklı sebepler nedeniyle cinsel ilişki istediğimiz kadar tatmin edici olmayabilir. Bu........
