menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Abammm!

21 0
29.06.2026

Sevgül Uludağ… Sevgül abla… Ya da Sevgül aba… Kendinin bize seslenişiyle, “abammm canım…”

Yaklaşık iki aydır Sevgül ablayı hiç görmedim… 

Normalde, hafta arası her gün Sim Tv’deki sabah programını bitirdikten sonra, günlük gazeteleri toplar, Yenidüzen Haber Merkezi’ne bırakırım… 

Ve bu esnada, genellikle Sevgül ablayla karşılaşırım… Ve o karşılaşma, o kısa sohbet, o güler yüz, o pozitif enerji, günümün muhteşem geçmesine ciddi etki eder…

Dediğim gibi, iki aydır Sevgül Uludağ’a rastlamadım…“İzindedir” dedim, kimseye bir şey sormadım… Sonra, “be amma Sevgül abla nerede?” diye sorduğumda, “abi iyi değil…” haberini aldım… 

Teşhisin, hastalığının adının ne olduğunu da öğrendim ve durumun hiç de iyiye gitmediğini ve gitmeyeceğini de… 

“Kimse ziyaretime gelmesin; beni olduğum gibi hatırlayın” diye haber göndermiş… 

Unutmayacağız ki abammm…

“Köre şaşı” demeyen, bana göre son derece doğrucuydu… 

Ama hep düşünürdüm, “bir insan bu kadar pozitif enerji dolu olmayı nasıl başarabilir?” diye!

Elbette “pozitif” olmak ya da öyle görünmek, illa ki insanın mutlu veya sağlıklı olması veya hiç olumsuz duygu yaşamaması anlamına gelmiyordu… 

Sevgül abla en zor anınızda size umut verebilen biriydi… 

Herkese, karşı anlayışlıydı, gülümseyerek dinlemesini bilirdi… 

Konuştuğu zaman size “kendinizi iyi hissedin” aşısı yapan bir doktor gibiydi… 

Sizi yaydığı enerji ile tüketen değil, o enerjiyle tazeleştiren bir gerçek ablaydı… 

Sadece Yenidüzen’in genç kadrosunun ablası değil; gazete binası civarındaki köpeciklerin de anasıydı… 

Her sabah o........

© Yeni Düzen