menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yorgos Vasiliou’nun Ardından

18 13
18.01.2026

“Alçaklığın Fotoğrafı”

Yorgos Vasiliou ile ilk defa 1988 yılının Nisan ayında karşılaştım. O günlerde bir panelde konuşma yapmak üzere yurt dışından Lefkoşa’nın güneyine gelmiştim. Konuşmamı dinlemeye gelen Vasiliou’nun yakın çalışma arkadaşlarının daveti üzerine cumhurbaşkanlığı sarayına giderek Vasiliou ile buluştum.

Çok kısa bir görüşmeydi. Kıbrıs’ta barış için elinden geleni yapacağını söylüyordu. Bir fotoğraf çektirip ayrıldık.

O tarihlerde Londra’da yayımlanan haftalık Toplum Postası gazetesinde yazıyordum. Vasiliou ile kısa görüşmemizi haber yaptım ve Kıbrıslı Rum liderin barış mesajı ile birlikte çektirdiğimiz fotoğrafı da yayınladım. Kısa bir süre sonra ayrılıkçı rejiminin gazeteleri bu fotoğrafı ‘Alçaklığın Fotoğrafı’ başlığıyla manşetlere taşıdılar ve beni vatan hainliğiyle suçladılar.

İlginçtir, bu iğrenç suçlamaya karşı gösterdikleri tek ‘kanıt’, Vasiliou ile birlikte yer aldığımız fotoğraf karesiydi. Fotoğrafta ikimiz de gülümsüyorduk (Vasilou zaten her zaman gülümsüyordu). Nasıl olur da ben bir ‘Türk düşmanı’ ile gülümserdim, toka ederdim, üstelik bu ‘mutluluğu’ bir fotoğrafla belgelerdim...

Beni vatan hainliği ile suçlayan gazetelere dava açınca durum daha da vahimleşti. Rejimin avukatları, fotoğrafta gülümseyerek poz vermemi tam on dört ayrı maddede ele alarak, bunun ‘alçaklık ve hainlik’ olduğunu uzun uzun anlatmaya ve iddialarını haklı göstermeye soyundular. İddialarının merkezinde trajikomik bir şekilde ‘gülümseme’ sözcüğü yer alıyordu. ‘düşmanla gülümseyerek’ fotoğraf çektirmem büyük bir suçtu. Çünkü ‘düşmana’ gülümsemek, ‘Kıbrıslı Türkleri arkadan hançerlemek’ demekti...

Kısacası, güler yüzlü Vasiliou ile ilk buluşmamız başıma onulmaz işler açmıştı...

Vasiliou’nun ‘Türk düşmanı’ olmadığı bir yana, Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliğine saygılı bir liderdi. İki toplumun federal bir devlet çatısı altında barış içinde yaşaması için mücadele ediyordu. Zaman zaman kendi toplumunun federasyon karşıtı güçlerince sert saldırılara maruz kalsa da, çözüm için yılmadan inat ve sabırla çalışıyordu.

Ne var ki, Rauf Denktaş’ın katı tutumu yüzünden sonuç alınamıyordu. Nitekim beş yıllık cumhurbaşkanlığı dönemini Kıbrıs Sorununu çözemeden tamamladı.

Bugün hemen hemen herkes onun çözüm ve barış için sarf ettiği yoğun çabalarını, iyi niyetli girişimlerini saygıyla anıyor.

Vasiliou Tesadüf Sonucu Cumhurbaşkanı Oldu

İlginçtir, herkes tarafından başarılı, hatta en iyi cumhurbaşkanı olarak değerlendirilen Yorgos Vasiliou aslında bir tesadüf sonucu cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmuştu. Kıbrıs Rum toplumu 1988 seçimlerine doğru yol alınırken, AKEL ile Kiprianou’nun arası açılmış, AKEL yeni bir aday aramaya başlamıştı. Ve her zaman olduğu gibi, AKEL ‘demokratik, yurtsever güçler” adını verdiği Makariosçu cenahta aday taraması yapıyordu. Stratejisini DİKO’nun oylarını bölmek üstüne kuran AKEL, DİKO tabanından destek bulabilecek bir aday arıyordu.

AKEL iki isim üzerinde duruyordu. Makariosçu çevrelerde etkili olan Georgios Kokis Yoanidis ile işadamı Yorgos Vasiliou...

Ezikias Papayuannou, Macar Komünist Partisinden Vasiliou hakkında bilgi talep ettiğini ve Vasiliou’nun Macaristan’da okurken “Sosyalist Rejim karşıtı” olduğuna dair bazı bilgilere ulaştığını iddia ederek, Vasiliou’yu ekarte etti. AKEL artık sadece Georgios Kokis Yoanidis üzerinde duruyordu. Ne var ki, bazı görsel malzemeler AKEL’in Yoanidis ile diyaloğunu ip gibi kesmesine neden oldu. Yoanidis’i Mason kıyafetleri içinde gösteren fotoğraflar AKEL’e postalanınca, Yoannidis de apar topar postalandı.

AKE yeni bir aday aramaya koyuldu ve Yorgos Vasiliou’nun ismi yeniden gündeme geldi. Ezikias Papyuannou bu sefer Macar Komünist Partisinden yeni bilgilerin geldiğini ve Vasiliou’nun “Rejim Karşıtı” olmadığını söylüyordu. Böylece, Yorgos Vasiliou 16 Mayıs 1987 tarihinde AKEL’in desteklediği bağımsız aday olarak cumhurbaşkanlığı koltuğuna talip olduğunu açıkladı.

Bir “pazarlama ustası” olan Vasiliou, dinamik bir çıkış yaparak, peş peşe yayınlanan röportajlarla Kıbrıs Rum siyasetinin gündemine oturdu. Ailesinin solcu olması ve annesi ile babasının Yunan iç-savaşında solculara yardım etmek için EAM-ELAS cephesine katılmış olması, liberal iş adamını AKEL tabanında süratle sevimli kıldı. AKEL, Vasiliou’nun hazırladığı seçim programının “bütün noktalarına” katılmadığını açıklasa da, var gücüyle Vasiliou’yu desteklemeye koyuldu ve parti mekanizmasının çarkları Vasiliou için dönmeye başladı.

Vasiliou’nun karşısında DİSİ’nin başkanı deneyimli politikacı Glafkos Kliridis ve iki-bölgeli federal çözüm konusunda katı tutumlarıyla tanınan Spiros Kiprianou ile Vassos Lissaridis yer alıyordu. Bu arada, küçük partiler de saflarını belirlemişlerdi. Realist ekolden Liberal Parti başkanı........

© Yeni Düzen