Yapıcı müzakere ilkeleri ve geçmişten dersler ışığında geleceğe bakmak!
Belli bir planı kabul etmeye zorlanırsanız, bu müzakere değil, teslimiyet olur. Doğru bir müzakere diyalektiğini tanımlayan şey, başlangıçtaki taleplerinizi iki tarafın lehine olabilecek şekilde değiştirmenizdir.
Tavrınızı değiştirmek, başlangıçtaki taleplerinizden karşılıklı olarak geri adım atmak olarak anlaşılmamalıdır. Bu türden uzlaşma girişimleri genellikle başarısız olur. Başlangıçtaki taleplerinizi sahici olarak gözden geçirmek, müzakere sürecinde ortaya çıkan yeni bilgi ve bulguların ışığında sorunların yeniden tanımlanmasından geçer. Müzakerecileri teknik bilgiyle desteklemek her zaman yararlıdır, ancak çözüm iki tarafı temsil eden Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum müzakereci tarafından bulunmalıdır.Herhangi bir konuda anlaşmaya varmak için müzakere etmek başka bir şeydir, bir devleti örgütlemek için müzakere etmek bambaşka bir şey.Devlet yapısını örgütlemek son derece hassas ve karmaşık bir konudur ve öncelik işleyebilir bir devlet yapısı oluşturmaya verilmelidir. Haklar konusu sonraki iştir. Çünkü, işleyebilir bir devlet kurulmazsa, hakların hayata geçirilmesi zaten imkansızdır.
Müzakerelerin başarılı olması için iç ve dış politik ortamın istikrarlı olması gerekiyor. Uluslararası alanda ve içeride ortaya çıkacak olası siyasi istikrarsızlıklar müzakerelerin dinamiğini olumsuz yönde etkiler. Hatta, müzakerelerin kesilmesine bile yol açabilir.Müzakerelerin yapıldığı siyasi ortam hiçbir zaman uzun süreli ve tam olarak istikrarlı olmadığından, yaratıcı müzakere zamanı her zaman sınırlıdır. Bu zaman dilimi içinde sonuç alınmazsa, daha sonra bir sonuca ulaşmak iyice........