Sabır bir görevdir
Sabır bir tercih değil bir görevdir. Bu cümleyi Gazzeli bir adamdan duydum. Evet tam olarak böyle diyordu ve devamında sabrın bir tercih olmadığını da söylüyordu. Soykırımın öğrettiği sabır ve sabrın derin manası bu. İtiraf ediyorum sabır meselesine hiç bu şekilde bakmamıştım. Hatta bir sürü tevatürler de var biliyorsunuz. Mesela sabır istemeyin Allah’tan deniliyor. Başınıza bir imtihan gelir ve siz sabırla denenirsiniz gibi. Elbette insanlar durup dururken olup olmadık şeyde gereksiz yere hayatlarına sabrı çağırmıyorlar. Başımıza bir musibet bir imtihan geldiğinde Allah’a isyan etmeyelim diye imtihanımızı hafifletsin ki bizim de sabrımız kolay olsun ve en hayırlısı da budur diye dua ediyoruz. Ama Gazzeli adamın sabır için görev demesi ne ola?
Asr suresi
Ashâb-ı kirâmdan iki kişinin karşılaştıkları zaman biri diğerine Asr sûresini okumadan ve ardından selâm vermeden ayrılmadıkları rivayet edilir (Beyhakî, Şu‘abü’l-îmân, XI, 348). Asr suresinde biliyorsunuz sabrı birbirinize tavsiye edin diyor. Surede insanlık hüsrandadır diyor. Hüsran ne anlama geliyor bir de ona bakalım. Hüsran için TDK; Bir işin beklenildiği gibi sonuçlanmamasından dolayı kişinin hissettiği acıya hüsran deniyor, diye belirtmiş. Yani zararda olduğunu düşünmek. İşte mücadele ediyorsun, çalışıyorsun, bekliyorsun bir türlü olmuyor istediklerin. O anda insan hüsrana kapılıp zararda olduğuna karar verip isyana bile gidebilir. Bu kadar mücadele ettik hani neden olmuyor dediğin anda Asr suresi sabrı tavsiye edin diyor. Çünkü sabırla hareket edenler Hakkı gözetenlerdir. Yani Hakkın dediğini yapanlar kazanacaklardır. Kazanmak illa bu dünyada olacak diye beklenir mi? Bazı kullar için istediklerinin olmaması hayırlıdır. İşte Gazzeli adamın da dediği gibi tam da burada sabır bir görev oluyor. Adeta hayatta başına gelenlere bir görev gibi asker ciddiyetiyle sabırla yaklaşıyorsun. Bu tam teslimiyet demektir.
Dünya sabırdan neler öğrendi?
Sabırlı olanların gerçek kazananlar olduğunu bütün dünya özellikle de batı görmedi mi? Akın akın Müslüman olan batı Gazzelilerin sabrından etkilenmedi mi? Normalde insanların çıldırıp, isyan etmesi gerekirken her şeye rağmen elhamdülillah demesi sabrı görev bilmek değil midir? Sabır kuşananların dik duruşları dünyayı etkiledi. Sabrın bir kimlik bir özgürlük verdiğini anladı insanlık. Ayrıca her türlü kötülüğe sabırla cevap vermenin düşmanın elini kolunu bağladığını asla kazanamadığını göstermedi mi bize? O zaman sabrı tavsiye edin diyen Allah’u Teala bize müjde veriyor. Kazananlar sabredenler olacaktır diyor.
Sabır ve azim
Sabretmek sadece kişisel bir eylem değildir. İnsanlık için sabır birbirimize tutunmak ve toplumlar olarak da güçlü kalabilmek için en iyi tavsiyedir. Zira sabırlı toplumlar dayanıklıdır. Mukavemet gücü her zaman her yerde üstündür. Bir de şunu söyleyelim ki sabır pasif bir direniş değildir. Tam tersine aktif bir çabadır. Bir kenarda bir şey yapmadan durmak sabır değildir. Yanlış anlaşılmasın. İnsan elinden geldiği her şeyi yaptıktan sonra sonucu Allah’a havale eder; işte bu sabırdır. Sonuç başarısız bile olsa mücadeleyi bırakmadan hayata devam eder. İşte bugün Gazzeyi tanımlayan bu sabırdır. Örnek aldığımız onların sabırlı duruşlarıdır. Günlük hayatlarında ellerindeki bir takım hurda araçlarla bile bir ısıtma sistemi yapan Gazzelileri gördük. İşte bu sabrın ve onun azminin getirdiği başarıdır. Hakkın emrine uyan hiç kimse zarara uğramaz. Buradan aldığımız ders; “Görevimiz sabır”.
Artı
Büşra
Şarkıcı Çelik bir video yayımlamış. Sabah kahvaltı yapamadıkları için Çelik bey ve ekibi konser dönüşünde bir yerde kahvaltı yapmak istemişler ancak uğradıkları yerler akşam saatleri olduğu için hep geri çevirmiş. Karacasu’da bir pideciye girmişler. Bu mekânda hizmet veren 20 yaşındaki Büşra isimli hanım kız kahvaltılık olarak ne varsa önlerine sermiş. Ben ayrıca videoyu da özellikle 2, 3 kez izledim. Büşra hanımın hizmet ederken güler yüzlü tavrı hiç kimseye surat yapmadan pozitif enerjisiyle oradan oraya koşturmasından etkilendim. İnsan........
