Aynı şehirde, farklı dünyalarda
Bir düşünün hatta biraz geçmişe uzanın. Bir zamanlar birbirimizi görmek ve sohbet etmek için fırsatlar kolladığımız günlere gidin. Şimdi ise insanların birbirlerine ulaşması o kadar kolayken, şimdi bilmiyorum farkında mısınız ne kadar zor hale geliyor. Oysa önceden çareler ararken, şimdi ise bahaneler arıyoruz.
Şehirler kalabalıklaşıyor, nüfus artıyor, teknoloji yerinde durmadan büyüyüp gelişiyor, ne yazık ki samimiyet, dostluk ve muhabbet aynı hızla artmıyor. Hatta çoğu zaman tam tersine azalıyor.
Günümüze baktığımızda yüzbinlerce hatta milyonlarca insanın yaşadığı şehirlerde, insanlar birbirlerine hiç olmadığı kadar yakın ama bir o kadar da uzak. Çoğumuz duyuyoruz ve görüyoruzdur birçok sitede ve kalabalık apartmanlarda sabah işe giderken gördüğümüz komşumuza ‘Günaydın’ demiyor, selamlaşmıyor, çoğumuz uzun yıllardır oturan alt komşusunun ismini bile bilmiyor, yan komşumuzdan bir şey istemeye bile çekiniyoruz. Komşusunun derdi olduğunu bile bile hiç merak etmeyen, yardımcı olmayan bir döneme geldik. Oysa hep derler ya ‘’Komşu akrabadan önce gelir, ev alma komşu al’’ bu sözler komşuluk ilişkisinin ne kadar önemli olduğunu anlatıyor. Oysa Peygamber Efendimiz ne de güzel söylemiş: “Komşusu........
