Fenerbahçe'de her şey aynı: Aynı tas, aynı hamam
Tam 12 yıldır gelmeyen şampiyonluğun ardından, sezonun daha ilk haftasında ortaya çıkan görüntü maalesef yine geçmiş yılları hatırlatıyor. Üstelik son dört sezonun şampiyonu olan rakibimiz ilk maçında puan kaybetmişken, henüz kadrosunu doğru düzgün tamamlamamış ve transferde istediği hamleleri yapamamışken...
Aslında Fenerbahçe için sezon başlangıcında çok önemli bir fırsat vardı. Rakibinin puan kaybettiği haftada sen sahaya çıkacak, iyi bir oyunla birlikte farklı bir galibiyet alacaktın. Böylece sadece üç puan kazanmış olmayacak, rakibinin üzerindeki psikolojik baskıyı da artıracaktın. Çünkü Galatasaray zaten transferde geç kalmış durumda. Üstelik ilk maçta yaşanan puan kaybı sonrasında taraftarının yönetime ve teknik direktörüne gösterdiği tepki de ortada. İlk maçın ardından yaşananlar, aslında sezonun daha başı olduğu düşünüldüğünde çok fazla büyütülecek bir durum değildi. Ancak taraftarın yönetime karşı biriktirdiği öfke, bu puan kaybıyla birlikte yeniden ortaya çıktı.
İşte tam da böyle bir ortamda Fenerbahçe'nin alacağı bir galibiyet, hatta farklı bir galibiyet, rakibini ciddi anlamda telaşlandırabilirdi. Belki de Galatasaray yönetimi, artan taraftar baskısıyla birlikte aceleci transferler yapmak zorunda kalacak, bunun sonucunda da hata üstüne hata yapacaktı. Ama sen bu fırsatı değerlendiremedin. Aksine, rakibinin yapabileceği hataları engelledin. Galatasaray'a adeta, "Sakin olun, merak etmeyin. Acele etmeyin. Biz zaten aynı takımız. Siz ne zaman puan kaybederseniz biz de puan kaybedeceğiz." mesajını verdin. İşte asıl can sıkıcı olan nokta bu. Sezon daha yeni başlamışken, rakibini psikolojik olarak baskı altına almak varken kendi takımını ve kendi taraftarını yeniden kaosa sürüklüyorsun.
Hakemler ve VAR Gerçeği
Gelelim hakem meselesine... Maç içerisinde skoru doğrudan etkileyebilecek büyük yanlışlar yapılmaya devam ediyor. Çalınmayan penaltılar,........
