menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sinir hücresi penceresinden meşveret-şûrâ mesleği-3: Akson & şûrâ kararı

3 0
friday

Peki meşveret kararlarına hâriçten yapılabilecek itiraz ve hücumlardan etkilenmemek, rüsûh (sağlamlık) peydâ etmiş kararların temini için hâricî parazitlerin tesirini izâle edecek “miyelinin” karşılığı nedir? Bu sorunun cevabı şu ifadelerde mündemiçtir:

Bediüzzaman’ın “Ey millet, biz şimdi kalın şeridiz. Her kim muhalefet ile veyahut hodserâne ile bunu zayıf etse, umumun hakkına affolunmaz bir cinayettir.”8 ikazı, aksonun miyelinle muhafazası gibi, şûrâ kararlarının da ciddiyetle korunması ve tatbiki dersini verir. Meşveretten sonra azmetmenin Allah’ın bir emri olduğunu ifade eden “İş konusunda onlarla müşavere et. Eğer azmedersen artık Allah’a tevekkül et. Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.” âyet-i kerîmesinin emri gereği ikinci bir meşverete kadar korunması gereken kararlarda sebat esastır. Meşveret âyetinde geçen “azmedersen” ifadesi bu hakikati gösterir. Meşveret kararlarına muhalefete temayül edenler, rey sahibinin kendi reyini beğenmesini fitne olarak zikreden hadîs-i şerîfi hatırlamalıdır.

Artık şahs-ı mânevînin metin hükmü ortaya çıkmıştır ki “Hâkim, ruh-u cemaatten çıkmış, az mütehassis, sağırca, metin bir şahs-ı manevîdir ki şûrâlar o ruhu temsil eder.”9 “Siz, meşveretle ne lâzımsa yaparsınız. Fakat ihtiyatla, telâşsız, velveleye vermemek lâzım”10 “İçinizdeki şahs-ı manevînin fikrini, o meşveretle bildirir.” 11

Kararların hızlı bir şekilde ulaştırılması çok önemlidir. Sinir hücresinde bu fonksiyonu tamamlayan da aksondan çıkarak iletiyi her yöne yayan “akson terminali” denen püsküllerdir.

Hülasa: Bir ekip anlayışı ile yapılabilecek iman ve Kur’ân hizmeti olan Risale-i Nur, kendine has meşrep-meslek esasları ihtiva eder. Bu hizmet, şahs-ı manevîyle yapılır. Şahs-ı manevî Risâle-i Nur’da “tam ve daimî bir üstat” olarak nitelendirilmiştir. Kastamonu Lâhikası’nda: “Zaman cemaat zamanıdır, ehemmiyet ve kıymet şahs-ı manevîye göre olur. Maddî, ferdî ve fânî şahsın mahiyeti nazara alınmamalı.”12 cümlesi ile Nur talebesi olabilmenin, şahs-ı manevî anlayışını kavramakla mümkün olduğu hatırlatılır. Elbette fertler hatalı olabilir fakat şahs-ı manevî, kişilerin meziyetlerinin toplandığı bir havuzdur. “Fertte bulunmayan şey cemaatte bulunur.” 13 hükmünce, Kastamonu Lâhikası’nda şahs-ı manevî için “Tam ve daimî bir üstaddır. O manevî Üstad, bu âciz kardeşinizden çok........

© Yeni Asya