Zerre kadar iyiliğe mükâfat
Mahşer günü, adaletin eksiksiz tahakkuk edeceği büyük adalet günüdür. Hükümlerini esasen dünyadan itibaren icrâya koyan İlâhî adalet, Mahşer gününde artık son sözünü söyler; o gün hak yerini tamamen bulur. O günden geriye, tartılacak bir husus, görülecek bir dava, hüküm verilecek bir mesele kalmaz.
Kur’ân’da buyurulur ki: “O gün tartıları ağır gelen kimse, hoşnut olacağı bir yaşayış içinde olacaktır. Mizanı hafif gelenlerin ise sığınacağı yer haviyedir, Cehennemin kızgın ateşidir.”1 Buyurulur. Cenab-ı Hak, bir diğer ayette ise, “Kim zerre kadar hayır yaparsa onun mükâfatını görecek, kim de zerre kadar kötülük yaparsa onun cezasını görecektir.”2 buyurmaktadır.
Bu ayetler adaletin tam tahakkuk edeceğini, hiç kimsenin hiçbir davranışının görmezden gelinmeyeceğini, her davranışın muhakkak bir bedeli olduğunu ısrarla dile getirir.
Allah’ın adaletinin tahakkuk yeri sadece mahşer değildir. Yaşadığımız, nefes alıp verdiğimiz her bir günde de adalet-i İlâhî’nin tecellileriyle karşı karşıya bulunmaktayız. Burnumuzun kanamasından, başımızın ağrımasına ve işimizin ters gitmesine kadar her tecellinin, bir bakıma adaletin tahakkuku olduğu hadislerce de bildirilmiştir.
Allah’ın adaleti dünyada da tecellî eder. İlâhî adalet,........
