menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İstikamet kahramanı Hasan Ağabeyim

16 0
29.04.2026

Nurun kahramanı… Hadimi… Muhafızı… Azizi… Şakirdi… Şahidi… Koşucusu… Yılmaz savunucusu… Gözüpek dava adamı… Serzakiri… Serhaddi… Sadakat timsali…  

Rabb-i Zülcemaline kavuştun! Peygamber-i Âlişanına kavuştun. Üstad-ı Muhteremine kavuştun. Halis-muhlis Nur talebelerine kavuştun. Gözün aydın olsun. Uğurlar olsun! 

Yolun açık olsun! Yükünü alıp gittin aramızdan. Yetmiş yılı aşkın bir hizmet destanıyla sırtın ne güzel, ne nuranî emanetlerle dolu! 

Yolun Cennete kadar açık olsun!

Geride kalan bizleri de unutma! İzmir’in Nur Talebelerine şefaat eder misin? Tanıdığın tanımadığın Nur Yolcularına şahitlik eder misin?

Nice zorluklar yaşadın! Nice külhanbeyleri gördün! Aynı zorluklara göğüs geren ve vazife ve sorumluluk şimdi omuzlarına yüklenen geride kalan Nurculara da “bunlar benim dava arkadaşlarımdı!” der misin? 

Bizim içim iyilik ve hayır temennisinde bulunur musun abim? 

Hasan Ağabey yaklaşık iki yıldan beridir aynı şikâyetten muztarip idi. Hareket kabiliyeti kısıtlıydı. Giderek de bu sınırlar arttı. Önceleri asa ile, sonraları araba ile, sonraları hem asa-hem araba ile yürüdü. Ona Risale-i Nur’un emaneti olarak çok iyi bakıldı. Bakanlardan Allah razı olsun.

Onu hiç yatakta yatar bulmadık. Evinde bir çekyatı vardı. O çekyatı üzerinde oturur vaziyette hastalığını yaşadı. Her gün yanında kardeşleri olsun isterdi. Olmadığında telefonla çağırırdı. Yanında çok kalmazdık aslında. Ama bu bile ona yeterdi. Bir görümlük ona yeterdi. Bir görse yeterdi, ayrılmak isteyenleri hoş görürdü.   

Cömertti. Hizmet için bir şey istendiğinde parasını değil, canını verirdi. O işin olmasına özen gösterirdi. Hizmeti onun her şeyi idi.

Derdi neydi diyeceksiniz. Aslında o tek dertli değildi. Yirmi sene kadar önce safra kesesini aldırtmıştı. O zaman da hastanede yatmıştı. Yirmi senedir safrasızdı. Doktorlar ağır yeme demişlerdi. Ama o........

© Yeni Asya