Ramazan bayram ise bayram nedir?
Ne cülûs-u hümayunlar, ne savaşların sonlarındaki zaferler bu kadar kıymetli, şaşaalı olabilirler. Ramazan’ın sahibine iman etmiş milletlerden, kurtuluşa ermiş halklardan ve yücelere yükseltilmiş zümrelerden; bu bayramı kutlamayacak ve bütün benliğiyle Ramazan-ı Şerif’e eşlik etmeyecek bir insan tanıyor musunuz?
Zamanın, kâinatın ve Kur’ân’ın sahibi mealen diyor ki:
“O Ramazan ayı ki insanlara doğru yolu gösteren, apaçık delillerini ve hak ile bâtılın arasını ayıran Kur’ân, o ayda indirilmiştir” (Bakara Suresi: 185.)
İçinde Kur’ân’ın insanlığa hidayet ve rahmet olarak indirildiği bu bir aylık zamanın kıymetini anlayabilmek için, önce Kelâm-ı Kadîm’in sahibini, sonra bu Kur’ân’ın mahiyetini, sonra bu Kur’ân’a sıkıştırılmış kâinatın bizim için hangi manaya geldiğini, sonra bu Kur’ân ile insaniyete rehber olarak gönderilen güzeller güzelini ve sonra da dönüp kendi mahiyetimizi anlamaya çalıştığımızda; şeş cihetten rahmetle kuşatıldığımızı anlıyoruz.
Ne mutlu bize ki insan olarak yaratılmışız.
Ne mutlu bizlere ki; elinde Kur’ân fermanıyla bize seslenmiş güzeller güzelinin davetine, “Buyurun efendim” diyebiliyoruz.
Ve yine ne mutlu şu âhirzaman’ı yaşayan nesillerimize ki, Âdem aleyhisselâm babamızdan tâ kıyamete kadar, zamanlar üstü yankılanan Rabbimizin mesajı en açık, toplu, geniş ve doyurucu şekilde bize nasip olmuş.
Cennetü’l-Me’vâ’dan, Sidretü’l-Münteha’dan, Tûr-i Sina’ya, Şam-ı Şerif’i meltemiyle okşayan Sair’e ve Faran Dağları’na bizzat Rabbimizden gelen sesli mesajları bağrında toplayan Kelâmullah’ın Cebel-i Nur üzerinden bütün kâinata, zamanlara, insanlara ve mevcudata aksinin ortaya çıktığı Ramazan-ı Şerif ayı bayram olmayacaktı da bir başka zaman mı bayram olacaktı?
Ramazan-ı Şerif o kadar çok bayramları bağrında taşıyor ki…
Hasta bedenlerimizin ve âzâlarımızın istirahatleri bayramı…
Bilhassa on bir ay mütemadiyen çalıştırılan mide ve diğer irtibatlı âzâların bayramı…
Âhirzaman kesretinin hasta ettiği ve maddiyyunlar tarafından perişan edilmiş ruhlarımızın bayramı.
Şirazesi tahrip edilmiş sosyal toplumumuzun bayramı.
Hürriyet ve eşitlik bayramı…
Güzelliğin ruhlardan bedenlere istidatlarla aksetmesi bayramı.
En büyük ve çetin savaştan galip ayrılan mü’minler için zafer bayramı.
Nefsin, ferdi firavunluk ve nemrutlukla boyamaya çalıştığı zamanda; muhabbet ve uhuvvet bayramı…
Bir ismi de “On Bir Ayın Sultanı” olan Ramazan-ı Şerif’e ruhlarımızı ve dünyalarımızı; geçmiş Receb-i Şerif ve Şaban-ı Muazzama ile hazırlayan Kur’ân’ın sahibi; öyle itina ile bizi bu zamana hazırladı ki… Önce tevhidi, sonra nübüvveti bize ders verdi. Müsabakaya girecek bir koşucuyu; başarı ipini göğüsleyecek teşviklerle, idmanlarla, terbiyelerle ve emirlerle bizi şu mübarek Kur’ân’a, oruca, teravihe, mukabeleye ve infaka hazırladı…
İslâm âlemi; Kur’ân’ın Efendimize (aleyhissalâtü vesselâm) indiriliş zamanına, o muhteşem anın içinde bulunduğu maha (aya) ve bu ayın her dakikasına “bayram” demiş. Yani bir ay boyunca, geceli-gündüzlü, evde ve dışarda, aile ve misafirlerle; sosyal hayatın her karesinde yaşayacağımız bayrama henüz yabanî olanlara; bayramımızı sevgiyle, sabırla, hikmetle ve önyargılardan arınmış olarak anlatmamızın da bayramımızın bir parçası olduğunu unutmuyoruz.
Ramazan bayram ise bayram nedir?
Epstein hâdisesinin tedaileri…
Medreseler, zamanımızın annelerini kölelikten kurtaracaktır
Şanghay mı; Brüksel mi?
Çok bilinmeyenli denklemler veya Küreselci AB’lilerin zilleti...
Nur Talebelerinin gündeminde demokrasi de var…
En kıymetli misafirimizi ağırlamaya hazır mıyız?
Medresede talime başlama yaşına gelince…
Ramazan orucu, hakikî ve halis bir şükrün anahtarıdır
Ramazan bayram ise bayram nedir?
Kendi “enkaz”ınız değil mi?
Nefsin kendini zincirlediği ay
Köprülerle otoyolların satılması
Kader, Karun ve kurtarıcılar
Risale-i Nurlar bir elmas kılıç
Bu havanın zararından kurtulmak
Ümmetin reçetesi verildi
Sağlıklı yaşamaya odaklanma ve motivasyon
Çok özel bir isim: ''Allah (cc)''
Ramazan'da Kur'ân harflerinin sevabı
Risale-i Nur Külliyatı: Modern çağda iman, ümit ve tefekkürün yeniden inşası
